• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Son Virüs

Ersan İnce Bey by Ersan İnce Bey
15 Şubat 2026
in Deneme, Öykü
0
0
SHARES
9
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
  1. Son Virüs
    Yine gecenin bittiği bir andı. İşler bitmiş, dükkânı kapatmıştık. Abim, kardeşim ve ben eve gitmek için arabaya bindik, yola koyulduk. Marketin önünden geçerken taze mandalinaların geldiğini gördük. Durduk, biraz mandalina aldık; başka şeyler de almıştık. O gece sanki küçük bir ziyafet vardı.
    Gecenin son saatlerinde yemekler yenildi, çaylar yudum yudum içildi. Annem ve kız kardeşim de sofraya eşlik ediyordu. Sohbet koyulaşmış, kahkahalar yükselmişti. Masadaki herkesin yüzünde bir gülümseme vardı.
    Birden, yıllar sonra dünya nüfusunun ikinci bir virüsle yüzde yetmişinin yok olacağını söyledim. Makara yaptılar. Dalga geçtiler, kahkahalar daha da yükseldi. Ardından devam ettim:
    “Geriye kalan yüzde otuz ise yeni zihinler olacak. Kendilerini tanrı ilan eden, ölümsüzlük için mücadele veren bir topluluk… Dünyada yeni bir sistem kuracaklar. Eskiye dair ne varsa yok olacak. Bir nevi kıyamet kopacak.”
    Bu sözlerin üzerine sözde mertebem yükseldi. Bir anda âlim, bilim insanı oluverdim. “Hocam, hocam!” diye takıldılar. Parmaklar kalktı, herkes kendi sorusunu sormaya başladı.
    Tebessüm ederek anlatmayı sürdürdüm:
    “Kurulan bu sistemde topraktan yetişen her şey yapay olacak.”
    Kardeşim gülerek, “O zaman su yerine elektrik mi kullanacaklar?” dedi. Aile fertlerinin yüzleri gülmekten kızarmıştı.
    “Tabii,” dedim. “Üretim yapay olacak. Bitkilere, sebzelere, hatta insanlara bile su verilmeyecek. Her şey gelişmiş makineler üzerinde yaşayacak.”
    Diğer kardeşim yine gülerek sordu:
    “İnsanlar nasıl nefes alacak?”
    Asıl bombayı o an patlattım:
    “Hava değişecek. Toprak kuruyup taşa dönecek. Eskiye dair en basit şeyler, hatta kıyafetler bile yok olacak. Günümüz insanının aklının eremeyeceği kadar büyük bir değişim olacak. Hem de adım adım…”
    Masadaki kahkahalar yeniden yükseldi.
    “Yüzde otuz insan kalacak,” dedim, “ama onlar da insan gibi değil, makine gibi yaşayacak. Yok olan yüzde yetmişin yerini robotlar alacak. İnsan oğlundan daha zeki, daha güçlü, hatta daha duygulu olacaklar. Onlarla sohbet edilecek, alışveriş yapılacak, hatta evlenilecek.”
    Annem gülerek sordu:
    “İnsanlar robotlarla nasıl yaşayacak?”
    “Zaten insanlık değişmiş olacak,” dedim. “Hava yerine elektrikten üretilen oksijen soluyacaklar. Dünya tamamen dijital bir dünya olacak. Her şey enerjiye dönüşecek. Yiyecekler bile enerji olacak. Bugün elektrikli bir arabaya benzin yerine elektrik veriyorsak, o dönemin insanı da enerjiyle var olacak.”
    Abim takıldı:
    “Peki hocam, iş durumu ne olacak?”
    “Öyle bir sistemde işe gerek var mı sizce?” dedim. “Her şey enerji. Her şey dijital.”
    Sözlerim abartılıydı, biliyordum. Ama anlatmaya devam ettim:
    “Kalan yüzde otuzluk insan da zamanla yok olacak. Onlardan doğanlar evrim geçirip saf bir elektrik akımına dönüşecek. Böylece ölümsüz bir insan türü yaratılacak.”
    Artık gülmekten çeneler yorulmuştu. Sofradaki kahkahalar gecenin sessizliğine karışıyordu.
    Belki anlattıklarımın hiçbiri gerçek olmayacaktı. Belki de zaman bir gün beni haklı çıkaracaktı. Hiçbirimiz bunu göremeyecektik.
    Ama o gece, çayların buharı arasında, mandalina kokusu eşliğinde güzel bir öykü doğmuştu.

Ersan İnce Bey

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Yazar Güler Yaşar Özafacan ile kitabı Mutlu Yıllar Yokuşu hakkında konuştuk.

Next Post

Seni Düşündüğümde / Galip Uçar

Ersan İnce Bey

Ersan İnce Bey

Ersan İnce Bey kimdir? 1995 yılında Erzurum’un Oltu ilçesinde dünyaya gelmiştir. Oltu İmam Hatip Lisesinden mezun olmuştur. Kendine özgü bir tarzı ve hayata farklı bir bakış açısı olan. Senarist, danışman Yaşam koçu ve yazardır. Ersan Bey birçok reklam, sinema, dizi ve tiyatroda rol almış; çeşitli alanlarda konuşmacı olarak yer almış ve seminerler vermiştir. İnce Akademi İnce Yapım şirketler kurucusu

Next Post

Seni Düşündüğümde / Galip Uçar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • 365 / İrem Alkuş
  • Edebiyatta Brontë Kardesler / Başak Altuğ
  • Yârdır Hep Özlenen / Erkan Eren
  • Adli Tıp Masasından Polisiye Romanına Uzanan Sıradışı Bir Yolculuk: Dr. Cihangir Işık / Serpil Meriç
  • Aşk Yeryüzünden Silindi / Ayça Özgöztaşı

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.