• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Beni Bul / Eyüp Toru

Eyüp Toru by Eyüp Toru
12 Aralık 2025
in Öykü
0
Beni Bul / Eyüp Toru
0
SHARES
35
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

 

Bütün yaşamı boyunca bekledi. Hep ve her daim bekledi. Bazen umudu vardı yarına dair, bazen de umutsuzca bekledi. Ama hep bekledi… Bazen unuttu neyi beklediğini bazen de hatırladı mutlu oldu, sanki giden dönmüşçesine. Lakin bilmiyordu beklemek, ölümün diğer adıydı. Sadece tek bir farkla. Ölüyken yok oluyordun o kadar. Beklerken de durum pek farklı değildi. Nefes almak, bir şeyler yemek, bir şeyler içmek yaşamak mıydı? Değildi tabi ki… O yüzden beklemek ve ölmek kardeştiler. Birbirilerini hiç görmeden büyümüş, iki yabancı kardeş gibi.

Günler böyle geçip gitti. Akrep kovaladı, yelkovan kaçtı. Saat, zaman ve an birbirine karıştı. Yokluk ile varlık iç içe geçti. Aynı gecelerin aynı karanlığında kapı çalındı. Beyin, hayal ile gerçeği ayıramazmış. Gerçekten kapı çalındı mı, yoksa çalınsın mı istiyordu, bilemedi. Yine de usulca yürüdü, koridoru geçip kapıyı açtı. Karşısında ışığa benzeyen bir kadın, tastamam duruyordu. Üzerinde lacivert bir hırka, altında uzunca gri bir etek vardı. Küçük burunlu, yüzü ise cennete inanma nedeniydi. Bir müddet hiç konuşmadan bakıştılar. Oysa söyleyecek ne çok şey vardı. Sustuklarından bir düş doğdu ellerine. Kadının dilinden sadece bir tek kelime döküldü adamın ayakucuna. “Beni bul” dedi ve gitti. Kapı kapandı, ışık kayboldu. Karanlık yeniden çöktü ruhuna. Derinlerinde yeniden kayboldu adam. Varla yok arasında sabah oldu. Gün aydı, adamsa hala gece…

Bir sigara yaktı, buzdolabında duran yarım kalmış meşrubattan bir yudum içti. Elini yüzünü yıkadı. Ütüsüz gömleğini ve pantolonunu giyip yola koyuldu. İstisnasız her sabah gittiği kahvecisine ulaştı. Kahvesini alıp seyretmeye başladı, güne erken başlayan insanları. İçinde ne işe yarayacağını hiçbir zaman bilemeyeceği notlardan oluşan siyah defterini çıkardı. Notlar almaya başladı. “Beni bul” diye bir şiir yazdı. O geceye hediye etti bu şiiri. Sonra derin bir iç çekip sigarasına uzanırken bir mucize gerçekleşti. Hayal ve gerçek ona belki de ömrünce unutamayacağı bir oyun oynuyordu. Kapının ardında duran o kadın, aynı kıyafetlerle birkaç masa ileride, tek başına oturuyordu. Göz göze geldiler. İkisi de şaşkın ve ne olduğunu anlamaya çalışır bir halde bakıştılar. Ayağa kalkıp birbirlerine yaklaştılar. Soluk soluğa geldiler. Adam dayanamadı ve “dün gece seni gördüm ben” dedi. Kadında aynı şeyi söyleyince heyecanları daha da arttı. Oturdular ve derin bir sohbetin koynuna bıraktılar, esaret altında kalmış ruhlarını. Konuştukça anladılar, anladıkça bildiler, bildikçe öğrendiler birbirlerini. Ne kadar birbirine benzediklerini anladılar. En solgun, en durgun hallerinin birisinde, aynı anda aynı duayı etmişlerdi bilmeden. Ve duaları kabul edilmişti. Kader ağlarını örmüş, güzeli bu kez görmüş ve onları yan yana getirmişti. Mucize gerçeğe yenilmişti. Gerçek düşe dönüştü. SARILDILAR VE ÖYLECE KALDILAR BİR ÖMÜR BOYU…

Adam siyah defterinden kadına yazdığı şiiri okudu, Leyla’sının gözlerine bakarak. O defterde şu şiir yazıyordu.

BENİ BUL

Beni bul!

Issız sokakların boş kaldırımlarında.

Beni bul!

Yağmurun yalnız ıslaklığında.

Hüznün içinde duran çaresiz umutta,

Beni bul aynanda.

Akan suyun yansımasında,

Baktıkça yokluğa, varlığı görür gibi,

Beni bul koynunda.

Hissettiğin kadar varım,

Anladığın kadar varım,

Bir mana ver bana…

Bir anlam bul!

Beni bul kendi aynanda.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Aldandı / Salih Melikoğlu

Next Post

Anneler Ölmesin (Gazze’ye Ağıt)

Eyüp Toru

Eyüp Toru

1981 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta okulu buradan tamamladıktan sonra memleketi olan Antalya'ya yerleşti. 1998 yılında amatör bir tiyatro topluluğuna girdi. Bir çok yerel radyoda programlar yaptı. 1998 yılından bu yanadır özel, amatör ve kamu tiyatrolarında oyuncu ve yazar olarak çalışmaktadır. 2011 yılında S.DÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalını kazandı ve buradan 2015 yılında mezun oldu. Necmettin Erbakan ve Selçuk ünivesitesi Sinema bölümlerinde senaryo dersleri verdi. 2016 yılından bu yanadır da Konya Şehir Tiyatrolarında Yazar, dramaturg olarak görev almaktadır.

Next Post

Anneler Ölmesin (Gazze'ye Ağıt)

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • 365 / İrem Alkuş
  • Edebiyatta Brontë Kardesler / Başak Altuğ
  • Yârdır Hep Özlenen / Erkan Eren
  • Adli Tıp Masasından Polisiye Romanına Uzanan Sıradışı Bir Yolculuk: Dr. Cihangir Işık / Serpil Meriç
  • Aşk Yeryüzünden Silindi / Ayça Özgöztaşı

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.