Yurttaş Kane ve RosebudCitizen Kane filminde Charles Foster Kane, Amerikan rüyasını gerçekleştirmiş; zirveye çıkmış, gücü ve servetiyle dünyayı avucunun içine almış bir medya patronudur. Ölümü ise şaibelidir. Son sözünün “Rosebud” olduğunu öğrenen bir dedektif, bu kelimenin ardındaki sırrı çözmek için araştırmaya başlar.
Yakınlarıyla konuşur, hatıraları dinler, hayatının izini sürer. Fakat sonunda anlaşılan şudur: Ortada büyük bir gizem yoktur. Rosebud, Kane’in çocukluğundan kalan eski kızağının adıdır.
Peki neden insan, ölürken çocukluğuna döner?
Neden bir imparator gibi yaşamış biri, son nefesinde bir kızağı sayıklar?
Belki de bu, sorumlulukların ağırlığından kurtulmanın hafifliğidir. Belki de insan, hayatın bütün gürültüsü sustuğunda, içindeki o ilk ve en saf duyguya döner. Kane’in Rosebud diye fısıldaması, kaybettiği o çocukluk anına, o masum zamana duyduğu özlemin yankısıdır.
Bir balonun havalanabilmesi için ağırlıklarını bırakması gerekir. Ancak o zaman yükselir ve geniş ovayı görebilir.
Belki biz de bazen yüklerimizi bırakmalıyız.
Belki de hayatın gerçek manzarası, ancak biraz hafiflediğimizde görünür.
Bu güzel gecede, yüklerimizden biraz olsun kurtulup o geniş ovayı görebilmek dileğiyle…


