Yaşıyoruz şu hayatı kora kor.
Sağıra sağır, köre kör.
Yaşasın diye barbarlar biz öleyiz.
Acımasız bir düzendeyiz, vah ki köleyiz!
Koşuyoruz Azrail’le başa baş.
Ceket yaş, kazak yaş, atlet yaş
Ne edelim arkadaş, neyle alalım?
Gidelim de bizde mi çalalım başkaları gibi?
Öyle lazım ki şimdi para ah!
Borç birikince büyüdü gitti küçük yaralar.
Geç vakit de pazara çıkalım mı?
Her ne kaldıysa toplamaya.
Yaşıyoruz şu hayatı el gibi, su faturası gelmiş sel gibi.
Yanar söner oldu gönül, kaldı kül gibi.
Bir yer verin derler, gidip kalayım.
Yatırsalar falakaya olmaz umrumda hiç.
Uyaya kaldık her şeye gözümüzü yuma yuma.
Kapılıp pis bir dereden akan uyuma.
Gelip geçti ömür, ne olacak bundan sonramız?
Nasıl dolacak soframız bu gidişle?
Nasıl dolacak?
Bekir Dalkıç

