Dilimin ucunda paslı bir kilit,
Anahtarı elinde binlerce yabancının.
İçimde fırtınalar, dışımda sükut;
Esiriyim ben bu sahte inancın.
Hayır demeyi isterdim, kırmayı bu zinciri,
“Yoruldum” diyebilmek en dik yokuşta.
Olmuş herkes hakim, ellerinde kara tokmakla,
Mahkum etmişler beni bu beyhude akışta.
Sizin doğrularınız, benim eğrilerimden yamuk,
Gülümserken içimden bir cenaze kalkıyor.
Dünya dertlerime dilsiz, feryadıma sağır;
Korkularım, hayallerimi çarmıha geriyor.
Ne söylediğin değil, nasıl söylediğin olmuş konu,
Akıl ile varılamayacak yolda yürümekteyim.
Firavun, sen de sür ordularını bana doğru,
Denizi ayıracak güçte değilim.
İçimde bir nehir akar, dışımsa kum çölü
Vazgeçtim artık beni ben olduğum için üzenden.
Bir ömürlük uykumda gördüğüm düşü
Söylediğim gün tekrar doğacağım küllerimden.



