Cân verdi o meydânda, açıldı kapı-yı nûr
Bir pervâne gibi yandı o âşk ile mest-i hûr
Gülzâr-ı şehâdette kan oldu güle mihr
Düştü yere bir yıldız, erişti dîdâr-ı nûr
Bir damla kanı yetti açmaya bin gülzâr-ı nûr
Korkmadı ölümden, gördü rahmet-i nûr
Senden akar ümmete rahmet-i şeb-i nûr
Arşa varır adınla yükselen her feryâd-ı nûr
Bir lahza tereddüt yok, bir zerre pirnur
Çünkü sana açıldı cennet-i dîdâr-ı nûr


