Akıl Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Psikiyatrist Meriç Güçler için hayat, kâğıt üzerindeki teşhislerden ibaretti. Ta ki o geceye kadar.
Sağanak bir fırtına yalnızca hastanenin çatısından değil, doktorun inandığı tüm mantık örgüsünden de sular sızdırırken; Katatonik Şizofreni tanısı konmuş gizemli hastası Belen Ay, ardında kanlı bir intihar ve şifreli bir defter bırakarak aralarından ayrılır.
Bu defter bir psikopatın itirafı mıdır, yoksa toplumun en derin yaralarına tutulmuş bir ayna mı?
Cinsel sapkınlıkların psikolojik kökenleri üzerine tutulmuş bu günlükte; tecavüze uğrayan çocukların, aşiret infazına kurban giden eşlerin, namus cinayetlerinin gölgesinde fahişeliğe zorlanan kadınların ve savaşta uzuvlarını kaybedip hayatta kalma mücadelesi veren gazilerin trajik hikâyeleri yer alır.
Ancak defterdeki her hikâyenin ortak bir sonu vardır: Suçluların gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu…
Bu, sadece bir roman değil; okudukça sorgulayacağınız, tiksineceğiniz ama asla elinizden bırakamayacağınız, insan olmanın en vahşi yüzüne tutulan bir bakıştır.


