
Bir gün ben kukla olucam,
yüreğimi bedenimden kurtarıcam…
Ne kadar üstelesem yalnızlığımı
bir yetim olduğuma
inandıramıyorum kimseyi.
İnandıramıyorum acılarıma
bir hüzünbaz olduğumu…
Terkedilmişliğim,
çok çok eski bir partizan…
Havada kalmış avuçlarım,
yamamışım gözyaşlarımı yüreğime.
Nefretim
acemi bir militan şimdi ceplerimde…
Hayal kırıklığını
benden iyi biliyor pencerem.
Ne zaman yağmur yağsa
bir hüzün gecesi ertesi
beni bana benden iyi anlatıyor…
Ve ben işte bunun için
bir yalnızlık kuklasıyım.
Acemi bir pinokyoyum;
yalana ve yalnızlığa yakın
uzadıkça uzuyor burnum
ve hüznüm!
Ben biraz tahta;
yalanlarınızın oyuncağı.
Ben biraz çocuk masalı;
düşe tutunup kalbini arayan.
Yaratılışım bir ağıt gibi;
ruhum üflenmeden burnum dağlandı.
Oysa günahların da vardır aklı…
Ey bana kalbimi çivileyen haklı; yusuf doğuran kuyusu olmayan sevgiye nasıl eder biadı…
Yetiş Gepetto usta!
Özlemle vur örsü ve çekici.
Açılmış bir gül gibi
duruyor önümde yüreğim.
Vur usta vur usta vur
vur sen de
acıyı ve hüznü öğreten yüreğime…


