“üfle!”
fısıldadı körük,
kızdırdı Harı;
canlandı Ocak,
buldu tavı.
“göm derine!”
kamıştan henüz inmiş sanki;
parlak,
güçlü,
ve sıcak
Yalaz…
Demir’i bağrına aldı.
duvarlarda yandı Ülküler…
“döndür!”
belirdiği gibi yitti gölgeler…
kır sakallarını sıvazladı Börteçin;
alnını,
elinin tersiyle sildi.
seğiren pazılarından memnun;
vadiler çınlatan çekicini,
örse emanet etti.
kapattı gözlerini,
ağrısının keyfiyle
bir uzun esnedi…
anlardı lisanından;
severdi boyladıklarını, soyladıklarını…
Yalım’ın dillerine daldı gitti…
nemden başka şey kokmaz,
hissedilmez
soğuktan başka şey…
hamur cıvık;
görülebilen,
sade karanlık!
rüyasından doğan;
el değmemiş
ve değmeyecek balan,
ayılttı aydınlığı.
keskin cevheri çekti yerin dibinden,
taş sertliğini
zirvelerden topladı;
çattı.
kayına gömdü Sırrı,
kuzguna yükledi;
batağa yolladı.
bir İnci;
sert,
sağlam,
güvenli.
yığıldılar başına.
“yalvarırız al!
kabul buyur!
ilk lokmamız senin,
sen içmelisin ilk yudumu.
ev, senin olduğun yer.
seninle başlar toyumuz,
seninle biter.
üstüne kırılmaz sözlerimiz!
arı kılan sensin, inandık.
hizmetkârların seçtik,
kulakları küpeli.
“döndür!”
süt gibi,
sütle birlikte,
sütten önce,
sütten çok,
gezeceksin damarlarımızda;
kanımızı keseceksin.
can verecek,
koruyup kollayacak,
yakıp büyütecek;
yakıp yok edeceksin…
seveceğiz;
ve korkacağız…
arayacağız;
ve kaçacağız…”
kokusunu aldı;
ekmek buğusuna binen,
göğde yıldızları titreten,
madende tüten kokusunu…
“çek!”
“çiği berkitir bu,
katıyı yumuşatır…
“çevir!”
ne olacağın onluk değil;
senlik iş.
“tut!”
hep derdi Ustam…
uluların hizmetkârıyız.
saraylar kuruldu sayemizde.
Zanaat,
terimizden doğdu;
ekin büyüdü terimizle.
“çevir!”
dağlardı ocağımız…
aşkı döver,
süslenecekleri süslerdik.
güzeli kalıba döktük,
acıya şekil verdik,
tanrıları tanrı ettik…
“göm!”
gözlerini aldı kızgınlık;
en iyi dostu
ve
-şükür ki-
en azılı düşmanı…
“çek!”
çelikleşen ellerinde
bolluk ve kıtlık,
yengi ve yenilgi,
hediye ve lanet…
çelikleşen ellerinde tüm medeniyet.
dudaklarında bebek gülümsemesi,
dudaklarında şeytan sırıtışı,
ağzında alkışlar,
ağzında kargışlar,
yıkmaya ve yapmaya girişti tüm gücüyle…



