Takvimlerin ilk gülü, ilk düşen sayfasıyım.
Zemheriye yol alan, geminin tayfasıyım.
Vücut bulur hayaller, umutlar bende başlar.
Ruhumun derununda, saklıdır kara kışlar.
Bir fırtına bir tipi, erdik sıra doyarım.
Kar rengi kâinatı, yüreğimle boyarım.
Benim ilk göz ağrısı, koskoca bir senenin.
Müsebbibi olmuşum, yola çıkıp dönenin
Nefesim soğuk benim, kadı nefesi kadar.
Ayazın sillesini, âdem avcumdan tadar
Kâh baharın yoluyum, kâh bulanık kederim
Ne aralık ne şubat, ben bir mevsim ederim.
Ben bir kömür sobası, üstünde demli çayım.
Yüzüm soğuktur ama ruhu kaynayan ayım.
Ben bilirim kendimi, kor ateşten sıcağım.
Ebed müddet ağabey, on bir aya ocağım.
Müjdeleyen olmuşum, kalbe düşen neharı.
Ocağıma düşmeyen, bilir miydi baharı.
Lügatim çetin kıştır, ayaz kalbin lisanı.
Beni yaşamayanlar, beklemez ki nisanı
Ben bir delikanlıyım, kostak kostak dururum
Çelikten bir şamarı, suratına vururum.
Bir yaş daha çalarım, âdemoğlu ben senden.
Aldığın her nefesi sayıyorum ensenden.
Efsunkâr bir kapıyım, bilinmeze açılan
Kimi zaman ben oldum, nefesinden kaçılan.
Dağlar gelinlik giyer, endamı suna suna
Hep sevdalar yazılsın, bir nefes buğusuna
Aktır benim sıfatım, hemhal oldum beyazla.
Koyunun da koyusu, renk olmuşum ayazla.
Ben sığırcık kuşunun, sığındığı kucağım.
Ayların şah beyiti, o namzetli ocağım
Ocak denile bana, dürdâneyim zamanda
Bir yıl bende uyanır, gözlerini yumanda.
Bir köprüyüm zamanda, bilen böyle bilecek,
Bir yakası geçmiştir, bir yakası gelecek.
Yeni bir başlangıcım, yol yeni yolcu yeni.
Kapıda karşılarım, düş nedir bilmeyeni.
Varsın zemheri olsun, dört köşe, dört bucağım
Mahşere de ruhunda, ateş yanan ocağım.


