• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Şiir

Niliyar / Orhan Bektaş

Orhan Bektaş by Orhan Bektaş
17 Ocak 2026
in Şiir
0
Niliyar / Orhan Bektaş
0
SHARES
8
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Ellerin değince elime,
kalbim, yeni kanatlanmış kırlangıç kuşları gibi çırpınırdı.
Sonra seni bir titreme alırdı,
alırdın beni yalnızlığın hoyrat ellerinden, Nili.

Sonra uçardık üveyiğin kanatlarında,
yollar geçerdik,
geçmezdik yağmurlardan.
Islanırdık gecelerin yıldızlarını doldurup gözlerimize,
uykular biriktirirdik —
düşleri ikimiz olan.

Sonra sen, Nili,
otururdun kalbimin göğe bakan yanlarına.
Göğsüne yasladığım başımda,
şefkatinin en merhametlisi dururdu.
Ellerin… ellerin…
parmak uçların,
yaralarımın merhemi olurdu.

Ah Nili, akşam oluyor,
mavi bir tutku kaplıyor önce göğü,
sonrası zifir, sonrası elem, sonrası karanlık…
Sensizlik, tenime saplanmış dikenli bir çıban.

Gözlerini yolla Nili,
gözlerin ay ışığıdır rüyalarıma ki,
sen seversin ayın şavkından şarkılar dinlemeyi.
Bana da ninniler söyle bu gece,
denizin yanaklarından süzülen yakamozlarla…

Göçmen kuşlar göğü sahipleniyor Nili,
kurak topraklara koşmadan,
düşmeden incileri bulutların…
İçim zırıl zırıl ağlıyor.
Dilim, adına sarılmış, çözülmüyor;
gölgemizin suya değdiği yerden vuruluyorum.

Ben aynı ben, Nili…
Dizmedim tabutumun çivilerini —
yani ölmedim.
Yani kurumadı ağacımız.
Etrafımız kabuk, etrafımız yosun…

Sen çevir başını,
dal uçlarıma bak:
hala yeşil başaklar veriyorsa,
topla umudunu ve sarıl,
sar sarabildiğin kadar…
Erit gecelerin ıssızlığını,
kalbin yeter buna — biliyorum.
Sevdanı dirilt nefesinde yeniden.

Son nefesteyim,
bir dokunman bin cana bedeldir şimdi…

Ve sen Nili,
ne zaman gitmeye kalksan,
dağların temelleri sarsılır,
kırılır kanatları göçmen kuşların.

Nili — bir bakışınla söndürürdün şehrin tüm ışıklarını istesen.
İstesen deniz fenerleri yanardı ışıltınla.
Yürüdüğünde kaldırımlar titrerdi,
sen elini kaldırdığında bütün kuşlar havalanırdı özgürlüğe.

Seni soruyorlar Nili…
Diyorum ki:
topraktır,
içinden nehirler akan münbit bir ovadır.
İlkbaharda çiçekler açar göğsünde,
anasıdır bütün kelebeklerin.
Bal toplayan arıların kraliçesidir sonra.

Sararan buğday başakları rüzgarla dans eder,
saçlarıdır uçuşan yusufçuklarla.
Çeltik tarlalarına düşen gölgelerde…

Sonbahardır diyorum;
sararan yaprakları toplar eteklerinde.
Ormandır diyorum;
derinliğinde üşüten, korkutan bir yanı vardır ıssızlığında.

Seni soruyorlar…
Anadoludur diyorum —
yurttur gönlüme.
Ararat’ın eteklerinde uçuşan rüzgardır.
Erciyes’in doruklarına sarılmış kardır.
Yardır, yarendir,
tren istasyonlarında hasretten yüreği kavrulmuş asker oğlunu bekleyen;
ya da nöbette vurulmuş yavuklusundan
bir haber gelir umuduyla
posta katarını gözleyen genç kızdır.

Islak mendiliyle sızlayan yüreğini
avucunda tutup umutla…

Kimse bilmez Nili,
kimse görmeden yazıyorum şiirini senin.
Bırakalım her şeyi bir kenara —
dağlar, ovalar, nehirler, hepsi bir yana.

Sesini duymayalı aylar olmuş, Nili.
Yatalak hasta gibi pencerenin kenarına uzanıp,
içeri sızan rüzgarın sesinde duyuyorum sesini.
Sıcaklığını hissetmek için
yüzümü camlara dayıyorum bir de.

Ve ben biliyorum ki Nili,
ruhum her gece senin kucağında uykuya dalar.
Senin ellerin dokunur saçlarıma
ve gece uzun uzun hasret türküleri mırıldanır
yıldızların ışıldayan sesiyle kulağımıza.

Ve günlerden bir gün —
suların güneşte yandığı bir gün,
rüzgarın dallarda uykuya daldığı bir gece,
yıldızların körebe oynadığı bir zaman —
ben yine seni düşünüyor olacağım Nili.

Gemiler uzak limanlara taşıya dursun yokluğunu;
hınca hınç insan kalabalıklarının içinde,
tenim yanık buğday sarısı,
saçlarım kirli beton grisi…
Seni arayacağım şehrin arsız sokaklarında —
kaybolduğunu bilerek üstelik.

Sen ki ne zaman sussam anlardın
ağrıdığını başımın.
Dilim damağıma yapışır seni düşündüğümde, bilirsin.
Çünkü sen değersin Nili —
sensiz olan her şeyin karşısında.
Ben ise değersiz bir kıtmirim,
peşinde kıymetini arayan.

Ruhumsun sen Nili.
O uzak şehrin sokaklarından çok daha önce duyumsamıştım bunu;
henüz tutamamışken ellerinden
ve dilim söylememişken
damağıma yapışmış kelimeleri.

Ruhumsun — bu yüzden,
ayrı durmuyor hiçbir şiir aklımdan.
Kalbimi dağıtıp dağıtıp
yeniden topluyorum her akşam,
şehrin sokak lambalarının altından.

Belki yine gelirsin,
saat gecenin orta yerinden ikiye ayrıldığı bir zamanda.
Dağılmış bir pazar tezgahını toplar gibi,
toplarız savrulan yanlarımızı —
aşktan, sevdadan, ayrılıktan arta kalan ne varsa.

Kalın kitaplar okudum Nili;
içinde binlerce hece
ve acıdan mayalanmış kelimeler,
ketre gibi dizildi dudağımın kıyısına.

Hangi sayfayı çevirsem,
yüzünün kıvrımları yansıdı gözlerime — hasretten.
Geçen zaman,
rüzgarın şımarıklığına kapılmış.
Sayfaları tarumar olmuş bir kitap gibi duruyor avucumuzda.
Dilimin zembereğinde asılı duruyor hikayelerimiz.

Ah bu yağmur mevsimleri,
en çok gözlerime yarıyor.
Her damlaya muhtacım;
tuz dolu kirpiklerimi ıslatıyorum.
Göğe bakıyorum mütemadiyen,
göğe sakladığım gözlerine.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Dönüşüm / Birsen Kılıç

Next Post

Dali’nin Sürrealist Evrenine Düşünsel Bir Yolculuk / Zerrin Keskin

Orhan Bektaş

Orhan Bektaş

1966 Trabzon Araklı doğumluyum.AÜ Fotoğrafçılık va Kameramanlık Bölümü Mezunuyum. Lise yıllarından itibaren hem şiir hem de fotoğrafla ilgileniyorum. "Bir Öpüş Bin Sızı" Adında yayınlanmış bir şiir kitabım var. Uluslararası Fotoğraf Yarışmalarında kabul gören Ulusal fotoğraf Yarışmalarında derece alan fotoğraflarım var.

Next Post
Dali’nin Sürrealist Evrenine Düşünsel Bir Yolculuk / Zerrin Keskin

Dali’nin Sürrealist Evrenine Düşünsel Bir Yolculuk / Zerrin Keskin

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • HIRSIN YALNIZ GELECEĞİ
  • Orkestra
  • HEDİYE/LEYLA GÜR
  • Adaletin Sessiz Kaldığı O Yer / Derya UYGUN CAN
  • Sükûnet : Gölgelerden Yükselen Sessizlik

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.