NEVROZ
Durmak istiyorum,
Biraz durmak ve kendime dönüp bir bakmak. Olanca şiddetiyle dönüyor dünya. Döndükçe başa sarıyor nevrozlarım. Ruhum ıslak. Avuçlarımda neyi tuttuysam özgürlüğü anlayamadan kanatlarını kırdım yaşamın. Yarım yamalak geçip gidiyorum bir kenardan.
Biraz durun bayım, biraz durun ve beni dinleyin!
Ceviz içini bile doldurmayacak dertlerinizle sessizliği nasıl yok ettiğinizi ben söyleyecek değilim. Yaşama olan dingin tutkularımı kirlettiğinizi size anlatacak değilim. Siz anlayın diye susuyorum. Salaş bir masada oturup, en ucuzundan, tabiri caizse köpek öldüren dedikleri şarabımdan yudumlarken yine küfrediyorum dünyaya içimden. Yaşamıyorum, yaşattırılıyorum. Ben en çok anılarımın içinde var oluyorum, aynaya baktığımda şimdiki zamanın yorgunluğundan başka suret yansımıyor kadraja. Gelecek ise zaten umuda hapsettiği kaygısından mustarip. Bu sebeple ben en çok anılarımda insanım. Derdim olmuş olanlar değil bayım, olma ihtimali olanlar, olabilirdi dediklerim. Kışın yaşanmış bir ıstırabı bahara çeviriveriyorum hemen, yarım kalanları yoluna koyup zihnimde tamamlayabiliyorum. Diyorum ya bayım, anılar beni insan yapıyor, aynalar değil. Bir gün üzerime çöken bütün bu gürültüye inat duracağım bayım; tamamlanması gereken parçalar, onarılması gereken hikayeler var. Yoksa dünyanın hareketi ömür boyunca mıknatıs gibi çeker de, geriye benden bana hiçbir şey kalmaz.
Yazıyı nasıl buldunuz?
Oy için yıldıza tıkla!
Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı
Oyu yok
We are sorry that this post was not useful for you!
Let us improve this post!
Tell us how we can improve this post?


