• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home İnceleme

Marx’ın ‘’Dar Görüşlü Kent Hayvanı’’ Kavramı Üzerine / Kazım Aldoğan

Kazım Aldoğan by Kazım Aldoğan
26 Ekim 2025
in İnceleme
0
Marx’ın ‘’Dar Görüşlü Kent Hayvanı’’ Kavramı Üzerine / Kazım Aldoğan
0
SHARES
26
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Modern düşüncenin en sık tartışılan konusu, ilerlemenin kente ve kent yaşamına atfedilmesidir. Kent, aklın, bilimin, sanayinin ve insan iradesinin zaferidir. Ama bu “zafer” aynı zamanda doğanın, sessizliğin, içsel bütünlüğün kaybı anlamına gelir. Her gökdelen biraz da insanın kendi köklerinden uzaklaşmasının anıtıdır aslında. Kent, ilerlemenin mimarîsidir ama aynı zamanda insanın kendi doğasına kurduğu duvarlarından oluşan bir mapushanedir.

Modernizmin ilerleme miti Kent, modern aklın laboratuvarı, üretimin, bilimin ve siyasetin sahnesi olarak görülmüştür. Ancak bu sahne, insanın doğayla bağlarını kopardığı, emeğini soyut bir düzene teslim ettiği bir yabancılaşma alanıdır. Karl Marx’ın “dar görüşlü kent hayvanı” metaforu bu kopuşun simgesidir.

Karl Marx, 1844 El Yazmaları olarak bilinen “Ekonomik ve Felsefi El Yazmaları” adlı erken dönem metinlerinde yabancılaşma eleştirisini detaylandırırken ‘’dar görüşlü kent hayvanı’’ kavramını kullanır. Metinde geçen kavram İngilizce olarak ‘’ narrow-minded town animal’’ olarak yer alır.

Marx’ın eleştirel anlamda kullandığı bu imge, daha sonra modern ideolojilerde, özellikle Lenin’in köylüye bakışında, paradoksal biçimde tersine çevrilir. Lenin için tarih, kentli proletaryanın önderliğinde ilerleyen bir diyalektiktir. Devrimin öznesi, sanayileşmiş şehirlerde oluşan bilinçli işçi sınıfıdır. Köylü ise, üretim tarzı gereği “bölünmüş”, “bencil” ve “geri” bir bilince sahiptir. Lenin’in sıkça vurguladığı “küçük burjuva köylü bencilliği” ifadesi, köylünün bireysel çıkarına bağlı, toplumsal dönüşüme kapalı bir figür olarak görülmesini sağlar. Marx’ın “kent hayvanı” dediği, yani işbölümünün ve kapitalizmin tutsağı olan insan tipi, Lenin’de devrimin öncüsüne dönüşür. Buna karşılık, doğayla daha organik bağlara sahip köylü, geri bilincin simgesi hâline gelir. Böylece modernizm, eleştirdiği kentleşmeyi kendi ideolojik temeline dönüştürür; doğayla temas hâlindeki insan tipini ise tarihin dışına iter.

Marx,kent insanını doğadan kopmuş, emeğinden yabancılaşmış, dar ufuklu bir varlık olarak betimler. Bu niteleme, Marx’ın insanın doğayla bütünlüğünü kaybedişine ve kapitalist üretim biçiminin insanı “doğal varlık” olmaktan çıkarıp “kentli, hesapçı, faydacı bir varlığa” dönüştürmesine karşı geliştirdiği felsefi bir eleştiridir. El Yazmaları” (1844), özellikle “Yabancılaşmış Emek” bölümünde Marx, insanın doğayla olan bağının kopuşunu, “doğanın kentleşme süreciyle birlikte tahrip edilmesi” üzerinden tartışır. Burada insan, “doğal varlık olmaktan çıkıp kent hayvanına dönüşür. Yine “Alman İdeolojisi”inde (1845–46) Marx ve Engels,kent ve kır karşıtlığını anlatırken “kent insanının dar görüşlülüğü”nü, kentin insanı toplumsal ilişkilerin yabancılaşmış bir parçası hâline getirmesini eleştirir. Alman İdeololisi’nde şu kavram çok önemlidir; “Kent, insanın toplumsal bağlarının doğadan kopmuş biçimidir; burada birey, dar bir alanda, üretim ilişkilerinin tutsağı olarak yaşar.”

Grundrisse defterlerinde de kentli insanın doğaya ve üretimin kökenlerine yabancılaşması üzerine çok benzer pasajlar mevcuttur.

“Dar görüşlü kent hayvanı” ifadesi, Marx’ın insanın doğadan, emeğinden ve toplumsal bütünlükten kopuşunu eleştiren metaforudur.Bu insan tipi, bireysel çıkar peşinde koşan, toplumsal bağlarını yitirmiş, doğal yaşamla ilişiği kesilmiş, mekanik ve faydacı bir varlık hâline gelmiştir.

Marx’a göre insan, üretken çaba içinde doğayla ilişki kuran, toplumsal varlık olan bir türdür. Kentleşme-kapitalist üretim ilişkileri bağlamında, insanın üretkenliği, doğayla ilişkisi, toplumsal ilişkileri belli sınırlandırmalara uğrar. İşbölümü, mal üretimi, kentin yoğunlaşması gibi.“Kent hayvanı” metaforu burada ‘’aşağılayıcı’’ bir kavram olmayıp bireyin, ‘’yabacılaşma’’sına yönelik yapılan bir betimlemedir. Birey, burada üretim ve işbölümünün zorunlulukları içinde dar bir alana indirgenmiş bir varlık hâline geliyor; doğa ile özgür ilişki kurma kapasitesi sınırlandırılıyor; toplumsal üretkenliği ve doğayla ilişkisi kısıtlanıyor. Modern akıl, kendi içinde şu paradoksu taşır;’’modernizm, ilerlemeyi toplumsal kurtuluşun koşulu sayarken, bu ilerlemeyi insanın doğayla bağını koparan mekanizmalara bağlamıştır. Kent, bu çelişkinin hem sembolü hem de sahnesidir’’

Lenin’in köylü eleştirisi ise, bu çelişkiyi tamamlar; kentleşmenin zorunlu olduğu bir tarih anlayışı, doğanın ve kırsalın bilgisini “geri kalmışlık” olarak kodlar. Böylece modern akıl, kendi eleştirisini bile yabancılaştırır.

Marx’ın “kent hayvanı” metaforu, ilerlemenin aynı zamanda bir kısıtlanma biçimi olduğunu ortaya koyar. Çünkü modern insan, doğadan özgürleştiğini sanarken, aslında yeni bir determinizmin (üretim, teknoloji, hız ve tüketim zorunluluğunun) içine sıkışmıştır.

 

Sonuç olarak, Marx’ın “dar görüşlü kent hayvanı” betimlemesi, insanın emeğinden ve doğasından kopuşunun simgesidir. Lenin’in köylü eleştirisinde ise bu kopuşun rasyonelleşmiş, ideolojik biçimi görünür olur. Birinde doğadan kopuşa karşı bir uyarı vardır, diğerinde bu kopuşun devrimsel zorunluluk hâline gelmesi. Bu paradoks, modernizmin temel gerilimini gösterir: insan, özgürleşmek isterken kendi yarattığı yapılar içinde tutsak hâle gelir. Kent, bu tutsaklığın mimarîsidir; köylü ise, modern bilincin unuttuğu doğa parçasıdır.

Dolayısıyla Marx’ın metaforu, bugünün dünyasında hâlâ yankılanır: modern insan hâlâ bir “kent hayvanı”dır, yalnız bu kez gökdelenlerin, ekranların ve yapay zihinlerin arasında.

 

 

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

ŞİİR

Next Post

Korkuyorum / Ergül Erdem

Kazım Aldoğan

Kazım Aldoğan

Kazım Aldoğan Kimdir? 1964 yılında Kahramanmaraş’a bağlı Pazarcık İlçesinde doğdu.1988 yılında Çukurova Üniversitesi’nden mezun oldu.15 yıl özel sektörde yöneticilik yaptı.2006-2018 yılları arasında Mersin’de kitap ve yayıncılık alanında yöneticilik yaptıktan sonra emekli oldu.Şu anda SonsesTV.com’da yazılar yazmaktadır.Sözyüzü,Mersin Edebiyat ve Sanat Dergisi ve Lacivert dergilerinde kitap eleştirisi üzerine yazıları yayınlandı.NİLTV’de Baha Akıner ve Hüseyin Sungur ile birlikte EDEBİYAT SOHBETLERİ adlı programda edebiyat üzerine yorumlar yapmaktadır. Yakın bir tarihte ,Kitap ve Kültürel Eleştiri yazılarından oluşan bir incelemesi çıkacak.

Next Post
Korkuyorum / Ergül Erdem

Korkuyorum / Ergül Erdem

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Orkestra
  • HEDİYE/LEYLA GÜR
  • Adaletin Sessiz Kaldığı O Yer / Derya UYGUN CAN
  • Sükûnet : Gölgelerden Yükselen Sessizlik
  • Tohum Kutusu / Özlem Karaca

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.