M.
Burçin Kıtır
Adam odadan çıkar çıkmaz hemen suyun altına atıp vücudunu kazırcasına keseleyip yıkadı M. Her seferinde yıkanmasına kızıyordu aslında Ana ama bu duruma katlanmak için tek yapabildiği de buydu.
Isınana dek buz gibi su aktı aktı tepesinden. Suyun dayanılmayacak sıcaklığa gelişine dek iki kere sabunladı vücudunu ve silip attı adama dair izleri bedeninden ve zihninden.
‘Yine mi çimdin kahpe? Sanki baraj işletiyoruz burda? Kalk hadi, yeni müşteri geldi. Hazır sabun kokarken sen al bari herifi.’
‘İnsaf be Ana her herifi de bana yollama da az kendime geleyim. Şuna bak etlerim hep mosmor’ derken yediği tokatla sendeledi.
‘Konuşma da hazırlan, adamın ilk gelişi, memnun gönder de gene gelsin herif.’
Ana’nın kapıyı çarparak çıkışıyla bornozu çıkarttı üstünden istemeye istemeye. Bu işin raconu buydu. Adam kısmı oyalanmayı sevmez çıplak olsun isterdi her daim. Saçına bir tarak vurdu, rujunu en kırmızısından sürdü. Demin çarparak kapanan kapıyı açmaya gitti. Kapıdaki adamın yüzüne bakmadı içeri çekerken. Yüzüyle işi yoktu ki niye baksın?
Adam işini görüp tam tepesinden inerken ensesini açıkta bırakırcasına topladı saçlarını M. Fermuarını çeken adam aynadan gördü hilal şeklindeki izi ve birden elektrik çarpmışçasına titremeye başladı. Olamaz, olamaz çıkıyordu adamın ağzından binadan koşarak kaçarken. Odaya bir hışım dalan Ana tam M.’ye adamı kaçırttı diye vuracakken gözü lekeli yataktaki cüzdana ilişti. En azından paramı alayım diye düşünerek açtı Ana cüzdanı. İçinden çıkmasını bekledikleri son şey M.’nin bebeklik fotoğrafıydı. M.’nin ömrünce söyleyeceği son kelime döküldü dudaklarından ‘Baba

