• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Kimi zaman hayat gerçekten çok gri, değil mi?

meteglc by meteglc
26 Şubat 2026
in Deneme
0
0
SHARES
0
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Kimi zaman hayat gerçekten çok gri, değil mi?
Dünya, düzen, insanlar… Her şey öyle bir hale geldi ki insan artık eskisi kadar renkli göremiyor hayatı. Üstelik bu sadece manevi bir kararma değil; gerçekten de etrafımıza baktığımızda renkler soldu. Gökyüzü bile sanki eskisi kadar mavi değil, insanların kıyafetleri daha tek tip, evler, arabalar, sokaklar… Hepsi gri tonların arasında kaybolmuş gibi. Nerede o cıvıl cıvıl sokaklar, renkli tabelalar, gözümüzü yoran ama ruhumuzu besleyen o karmaşa? Şimdi her şey düzenli, tertipli ama ruhsuz. Sanki hayat steril bir odaya kapatılmış gibi.

Bu tekdüzeliğin ana sebebi bence maddiyat. Artık herkes olağandışının para etmeyeceğine inanıyor. Risk almak, farklı olmak, aykırı durmak kimsenin cesaret edebileceği şeyler değil. Herkes garantici. Hayatta kalmak için değil, hayatta “sorunsuz” ilerlemek için yaşıyor insanlar. Bir iş başvurusunda bile istediğin kadar yaratıcı ol; artık senden beklenen şey düşünmek değil, verilen işi sorgusuz yapmak. Yaratıcılık değil, uyumluluk makbul. Bu da insanı yavaş yavaş kendi renginden utanan bir varlığa dönüştürüyor.

Düşünsene, eskiden yolda yürürken arabaların rengini sayardık; kırmızı, mavi, sarı, yeşil… Şimdi say bakalım: siyah, gri, beyaz. Üç renkli bir evrende yaşıyoruz. Binalar da öyle; eskiden apartmanların bile bir karakteri olurdu, şimdi hepsi soluk gri ve cam. Neden? Çünkü renkli yaparsan “satılmaz” deniyor. İnsanlar ev alırken bile risk almak istemiyor; güvenli olanı, sıradan olanı seçiyor. Ruhunu değil, değer kaybetmeyecek olanı satın alıyor.

Şu an oturduğun yerde etrafına bir bak. Hangi renkler var gerçekten? Ben başlayayım: gri, kahverengi ve arada risk alınmış gibi duran bir bordo. Hepsi bu. Hayatımızın paleti daralmış durumda.

Ben de çocukken renk renk giyinen biriydim. Şimdi bakıyorum, ben de grileşmişim. “Büyüdükçe olur” diyorlar ya, bence mesele sadece büyümek değil; insanın hayata karşı cesaretini yavaş yavaş kaybetmesi. Üstelik çocuklar bile artık klasik kombinlerle dolaşıyor. Onların bile hayata karışırken seçtikleri renkler büyüklerin korkularını taşıyor.

İnsanların artık tek derdi refah ve para kaybetmemek. Kazanmak bile değil; kaybetmemek. Yükselmeye mecali kalmamış kimsenin, herkes sabit kalmanın peşinde. Aynı iş, aynı hayat, aynı rutin… Risk yok, hayal yok. Sadece “başımıza bir şey gelmesin” duası var.

Gündelik insan ilişkilerine bakıyorum; eskiden daha saf olan bağlar, yavaş yavaş çıkar ilişkisine dönmüş. Herkesin yüzünde bir maske var. Öyle ki bazıları ailesinin yanında bile maskeli. Herkes “sağlık önemli, gerisi boş” diyor ama bu cümle artık bir avuntu. Günümüzde insanın en büyük derdi para. Para yoksa sağlık da yok, para yoksa mutluluk da yok. Eskiden bu sadece bir metafordu; şimdi hayatın çıplak gerçeği. Paran yoksa yoksun. Düşüncenin, fikrinin, duruşunun bir önemi yok.

Ne zaman “önemli” olursun biliyor musun?
Bir seçim zamanı kapını çalan herhangi bir siyasetçinin yamağı geldiğinde. Paran yoksa, ondan medet umarsın. İstek söylersin, rica edersin. Seçim gününe kadar sana umut tohumları ekerler; “halledeceğiz”, “bakacağız”, “takipteyiz” derler. Sonra seçim geçer. O tohumlar filizlenmeden kurur. Toprak yine senindir, yük yine senin omzundadır.

Belki de en acısı şu: Hayatın grileşmesine alıştık. Artık renkli olan bize tuhaf geliyor. Farklı olan rahatsız ediyor. Sıradanlık güven veriyor. İnsanlar kendi renklerinden vazgeçtiklerini bile fark etmiyor. O yüzden gökyüzü soluk geliyor, sokaklar ruhsuz, insanlar aynı yüz ifadesiyle yürüyor.

Ve biz…
Bu gri dünyanın içinde, bir zamanlar renkli olduğumuzu hatırlayıp, hatırladıkça biraz daha susuyoruz.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

OLDUKTAN SONRA

meteglc

meteglc

Metin ve şiirler yazıyorum. Bazen bir duyguyu, bazen bir düşünceyi kelimelere döküyorum. Hayatın içinden geçen anlamları, insanın iç dünyasını ve zamanın izlerini satırlarda bulmaya çalışıyorum. Yazdıklarım bir yolculuk gibi; okuyan herkesin kendinden bir parça bulabileceği, sessiz ama derin bir anlatı.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Kimi zaman hayat gerçekten çok gri, değil mi?
  • OLDUKTAN SONRA
  • Acı Bir Sonda Görüşeceğiz – Placebo
  • Fanustan Sudan Çıkmış Balığa
  • hello world

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.