KAŞLARIMI ÇATIK UNUTMUŞUM
HAYRİYE ZEHRA CANLI
Yüreğimde sana el sallayan, o yelkenli
Sen gidince, alabora oldu sanki
Ağlara takılan bir hasretim, kaldı
O da mı sana el sallayacaktı
Sesin kulaklarıma dolmadan geçti yıllar
Sahi, yalnız sensizken, geçiyor ömrüm sanki
Şimdilerde bana bedevi der oldular
Sensizliğin çölünde, kaybolmuşum gibi
Arada, gülümser gibi oluyorum sonra
Kim bilir, belki de en sevdiğin çiçek açtığında
Hemen ardından, bir tokat gibi iniyor yüreğime
Çiçeklerin sensiz açmaya alıştığı, nankör gibi
Eskiden bulutlar sana benzerdi
Şimdiyse cam kırığıymışçasına kanatıyor beni
Her baktığımda gök, gün ışığıyla doluyor, zannımca güneş
Senin yokluğunun fırsatını kolluyor
Arada unutur gibi olup, sesleniyorum sana yüreğimden
Fakat yokluğun, çığlık çığlığa haykırıyor hemen
Seni düşündükçe, gülümseyemeden biliyorum
Yazılan her şiirin sensiz ve sensiz kaldığını
Sana geliyorum her gün ışığıyla yüreğimden
Yanı başında, beyaz duvarlarını, gözyaşlarımla yıpratırcasına
Aramızdaki, bir metrelik çukurun gölgesine sinmiş hasretimle
Gün bitene değin yokluğunu kolluyorum, kaçmasın diye…
Bir fotoğrafın vardı bende
Her ikindi vaktinde, bakışlarının denizine dalardım
Fakat sen inatla bana değil, sol tarafına bakardın
Bir ömür ben sana baktım, sense pencereden ufka
Sinirliyim, öfkeden deliriyorum hatta…
El vedasız gidişinle, unutulurum mu sandın?
Sen yüreğimde kaldın, ben sensizliğin son durağında
O zaman fark ettim işte, sen gidince ben,
Kaşlarımı çatık unutmuşum

