• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Karamsar

meteglc by meteglc
1 Şubat 2026
in Deneme
0
0
SHARES
0
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Yalnızlığı seviyorum ama yalnız değilim.
Bu cümleyi ilk kurduğumda bile içimde bir çelişki vardı. Çünkü etrafımda her zaman insanlar oldu. Arkadaşlar, tanıdıklar, konuşmalar, kalabalıklar… Hayatım hiçbir zaman dışarıdan bakıldığında “yalnız” görünmedi.

Ama kafa olarak hep tek başımaydım.

Kalabalıkların içinde olmak beni rahatlatıyordu. Çünkü kalabalık, senden bir şey beklemez. Kimse derinleşmek istemez, kimse gerçekten seni görmekle uğraşmaz. Herkes kendi yüküyle meşguldür. Orada görünmez olmak kolaydır. Ve görünmezlik, zamanla güvenli bir alana dönüşür.

Bu his yirmi bir yaşımda başladı. Bir sabah uyanıp “ben karamsar oldum” demedim. Net bir kırılma anı da yoktu. Yavaş yavaş yerleşti. Önce bazı şeylere eskisi kadar sevinmemeye başladım. Sonra hayal kurarken bile kendimi frenler oldum. En son fark ettiğim şey, artık hiçbir duygunun beni tam olarak ele geçirmemesiydi.

İçimde sürekli bir melankoli vardı ama bu tam anlamıyla bir mutsuzluk değildi. Umutsuz da değildim. Daha çok griydi. Ne çok karanlık ne de aydınlık. Sanki hayatın ayarları biraz kısılmıştı. Ses vardı ama derinlik yoktu. Görüntü vardı ama netlik azdı.

İnsanlara bir şey anlattığımda bunu daha net hissettim. Bir hayalimi, bir fikrimi ya da içimden geçen bir şeyi paylaştığımda, genelde aynı bakışı gördüm. Dinliyorlardı ama inanmıyorlardı. “Hadi bakalım, görelim” der gibi. O bakış, insanın içindeki hevesi sessizce söndürüyor. Eskiden canımı acıtıyordu. Sonra alıştım. Alışmak, birçok duygunun mezarıdır.

Çocukluğuma dönüp kendime bir şey söyleyebilsem, uzun uzun konuşmazdım. Nasihat vermezdim. Sadece karşıma geçip şunu söylerdim:
“Kendine yazık ettin.”
Belki o zaman anlamazdım ama bugün bu cümlenin ağırlığını taşıyorum.

Gerçekten sevdiğimi hissettiğim bir an olmadı. Bu cümle sert geliyor kulağa ama dürüst. Hiçbir yere, hiçbir insana tam ait hissetmedim. İnsanlarla bağ kurdum ama o bağların ucunda hep bir mesafe vardı. Sanki hep misafirdim. Ne kadar kalırsam kalayım, bir gün kalkıp gidecekmişim gibi.

İnsanların çoğunun çıkarı için sevdiğini düşündüm hep. Aile hariç. Onların sevgisi daha başka bir yerde duruyor. Ama geri kalan herkes için sevgi, biraz alışveriş gibi geldi bana. Verdiğin sürece varsın.

Ne daha çok seven oldum ne de daha çok vazgeçilen. Ortadaydım. Denge gibi görünen ama aslında boş bir yer. İnsan bazen bu ortada kalmışlık yüzünden kendini bile tartamıyor.

En yalnız hissettiğim yer kalabalıklardı. İnsan sayısı arttıkça yalnızlık da artıyordu sanki. O yüzden kulaklığımı takıp melankolik podcastler dinlemeye başladım. Sokaklarda amaçsızca yürüdüm. Kimseyle konuşmadan, kendi kafamda senaryolar kurdum. Hayallerim vardı ama onları kimseyle paylaşmadım. Çünkü paylaşıldığında eksilen şeyler var.

Kendime sık sık söylediğim bir cümle vardı:
“Başaramadık Metem.”

Güçlü görünmek zorunda hissettim hep. Çoğu zaman. İçim dolu olmasına rağmen bunu kimseye göstermedim. İnsanlar beni sakin sandı. Oysa içten içe yoruluyordum. En son ne zaman gerçekten güldüğümü hatırlamıyorum.

İnsanlar beni tanıdığını sandı ama sadece gördüklerini biliyorlardı. Aslında ben bile kendimi tam tanımıyordum. Bazen ne hissettiğimi anlamakta zorlanıyordum.

Yine de devam ettim. Çünkü içimde bir merak vardı. Hayalimdeki hayatı yaşayıp yaşayamayacağımı görmek istiyordum. Belki düzelirdi, belki değişmezdi ama bilmeden bırakmak istemedim.

Gelecekteki kendime tek bir soru sorsaydım, bu olurdu:
“Hâlâ aynı duygulardasın, değil mi?”

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Asıl Kimsesizler

Next Post

Bahçemizdeki Işık / İzzet Karaağaçlı

meteglc

meteglc

Metin ve şiirler yazıyorum. Bazen bir duyguyu, bazen bir düşünceyi kelimelere döküyorum. Hayatın içinden geçen anlamları, insanın iç dünyasını ve zamanın izlerini satırlarda bulmaya çalışıyorum. Yazdıklarım bir yolculuk gibi; okuyan herkesin kendinden bir parça bulabileceği, sessiz ama derin bir anlatı.

Next Post
Bahçemizdeki Işık / İzzet Karaağaçlı

Bahçemizdeki Işık / İzzet Karaağaçlı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Ezgi Karaşin ile Söyleşi / İrem Alkuş
  • Hayat Üzerine / Erkan Eren
  • Deniz Kızı / Sıla Sarıibrahimoğlu
  • Andy Warhol’dan Refik Anadol ve Ötesine / Çağdaş Cengiz Kadıkıran
  • Bahçemizdeki Işık / İzzet Karaağaçlı

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.