Ve birgün şahlandığında o kızıl taylar,
Hep bir ağızdan içindeki isyanı kişneyecek,
Önünde duramayacak, ne bir çit ne bir dağ;
Azgın bir akarsunun yıktığı gibi yıkacak bentleri,
Özgürlük adına, çiğneyecek dört nala karanlıkları,
Işığa doğru, kararlı;
Kaybettiği zamanı yakalarcasına,
Erecek menzile…



