İçimde büyüyen bir ses var,
Masada yarım bırakılmış çay gibiyim,
Nereye baksam,
Zirvesinde uykusuz karlar saklayan bir dağ,
Ve ona yeminli
Bahara sevdalı rüzgar gibiyim
Sonra
Paslı bir mızrap vuruyor en derine,
Bir yangın başlıyor, eski ve tanıdık
Duygular dumanla titreşiyor
Makamlar değişiyor, yollar uzuyor
Nereye gittiğini bilmeden…
Ah bu kalpler!
Acıya da acıyor,
Mutluluğu görünce dili tutuluyor, susuyor.
Haykır ey kalbim, dağların rüzgârına!
Savur içimizdeki o bitmek bilmez karları.
Sev ki göğsümüzdeki o ağır taşlar ufalansın,
Sev ki bu ten bilsin içindeki ateşi.
İsyanımız da bizimdir, sükûtumuz da
Nereye gittiğini bilmeden…
Kavuşsun artık bu dumanlı havada,
Kendi yangınında üşüyen âşıklar.



Kalpten dökülen cümleler, yüreğine sağlık 🌼