Bulutlar birbirine değdi,
Dün bugüne yetti.
Otobüsler otogara,
Uçaklar havalimanına,
Trenler garlarına kavuştu.
Cemrenin ilki havaya,
İkincisi suya,
Üçüncüsü toprağa düştü…
Sonra papatyalar bahara açtı.
Bebek annesine gülümsedi…
Çocukluk,
Küçük tanrıların nikotinli nefesinde boğuldu.
Bütün bağlar bozuldu,
Üzümler mahzende mayaya durdu.
Asker kışlaya vardı,
Gelin güveye kandı.
Ekonomi tırı çarptı topluma…
Hüzün güzle kaynaştı,
Odun ateşle tanıştı,
Gözün bebeği kederlendi.
Nehirler denize döküldü,
Mahkûmlar tahliye oldu.
Çobanlar kuzuları kolladı,
Pazarlığa tutuşanlar
Tanrıya kurbanlar yolladı.
Oyunlar sahneye,
Seyirciler koltuklara kondu…
Sonra…
Körler sağırlar birbirini ağırladı.
Pembe bir nilüfer
Yeşil yosundan kurtuldu,
Nergisin adını Narcissus koydu.
Olacak olanların hepsi oldu.
Bir tek, insan…
İnsan, bulamadı insanlığını.



bilirim
sevinçle kederin
aynı yerden sızdığını,
aynı kalpte konakladığını.
Bir çocuk gülüşü kadar güzel,
bir akşamüstü kadar kırılgan
olduğunu insanın.
Aşırıydı , sevgilerimle
Abdullah kaçmaz