• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Anlatı

İnsan Kendini Ne Zaman Tanır?

SuatAltinok by SuatAltinok
26 Mart 2026
in Anlatı, Araştırma, Genel
0
Sessizlikten Neden Kaçarız?
0
SHARES
20
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

İnsan çoğu zaman hayatı yaşadığını zanneder. Sabah uyanır, bir yerlere yetişir, birileriyle konuşur, akşam eve döner ve günün bittiğini düşünür. Oysa çoğu gün gerçekten yaşanmış değildir; sadece geçmiştir. Hayatın büyük bir kısmı, fark etmeden tekrar ettiğimiz alışkanlıklardan oluşur. Aynı yollar, aynı düşünceler, aynı kaygılar… İnsan bazen kendi hayatının içinde bir yolcu gibi hisseder. Gittiği yerleri bilir ama neden gittiğini tam olarak hatırlamaz. Belki de insanın kendini tanıması tam da bu noktada başlar. Bir gün durur ve kendine bakar. Ve içinden tek bir soru geçer: “Ben gerçekten ne istiyorum?” Bu soru ilk bakışta basit görünür. Ama çoğu insanın hayatında cevabı en zor olan sorulardan biridir. Çünkü insan çoğu zaman kendi istekleriyle değil, çevresinin beklentileriyle yaşar. Ailesinin, toplumun, hatta bazen hiç tanımadığı insanların düşünceleri bile hayatının yönünü belirleyebilir. Çocukken bize sorulan sorular bile çoğu zaman aynı kalıpların içindedir. “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sorulur ama “Nasıl bir hayat yaşamak istiyorsun?” pek sorulmaz. İnsan da fark etmeden kendisine çizilen yolların içinde yürümeye başlar. Bu yüzden insan kendini tanımaya başladığında önce bir şaşkınlık yaşar. Çünkü uzun süre başkalarının hayatını yaşamış olduğunu fark eder. Modern hayatın en büyük tuzaklarından biri de budur. İnsan sürekli bir yerlere yetişmeye çalışır ama nereye gittiğini düşünmeye pek vakti olmaz. Daha iyi bir iş, daha büyük bir ev, daha fazla güven… Bütün bu hedefler insanın hayatını doldurur ama bazen içindeki boşluğu dolduramaz. İnsan bazı anlarda durur ve garip bir sessizlik hisseder. Her şey yolunda görünüyordur ama içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseder. İşte o anlar çoğu zaman insanın kendine en yakın olduğu anlardır. Çünkü insan kendini genellikle kalabalıkların içinde değil, sessizliğin içinde duyar. Bazen gece yürürken… Bazen bir pencereden dışarı bakarken… Bazen de hiç beklenmeyen bir anda. Hayatın gürültüsü azaldığında insanın iç sesi daha net duyulur. O ses bazen çok şey söylemez. Sadece küçük bir rahatsızlık hissi bırakır. Sanki insanın içinde bir yer, daha farklı bir hayatın mümkün olduğunu hatırlatır. İnsan o anlarda kendine biraz daha yaklaşır. Çünkü insan bazen yanlış bir yola girer ama o yol ona kendini öğretir. Bazen bir hayal gerçekleşmez ama o hayal insana neyi gerçekten istediğini gösterir. Hayatta çoğu şey planladığımız gibi gitmez. Ama belki de hayatın en öğretici tarafı budur. İnsan bazen kaybettiği şeylerin ardından kendini daha iyi tanır. Bazen bir başarısızlık, insanın kendine daha dürüst bakmasını sağlar. Bu yüzden hayat çoğu zaman bir plan değil, bir keşif yolculuğudur. İnsan kendini bir anda tanımaz. Yavaş yavaş tanır. Bir kitapta… Bir cümlede… Bir yolculukta… Bazen de bir kayıpta. Hayatın her dönemi insana küçük bir parça gösterir. İnsan o parçaları zamanla birleştirir ve bir gün geriye dönüp baktığında kendine şu soruyu sorar: “Ben gerçekten böyle bir hayat mı istiyordum?” Bu sorunun kesin bir cevabı yoktur. Belki de olması da gerekmez. Çünkü insan sabit bir şey değildir; sürekli değişen bir varlıktır. Dün düşündüğümüz birçok şeyi bugün farklı görebiliriz. Dün çok önemli görünen şeyler bugün anlamını kaybedebilir. İnsan büyüdükçe bazı şeylerin aslında sandığı kadar önemli olmadığını fark eder. Başkalarının onayı, dışarıdan görünen başarılar, insanların ne diyeceği… Bunların çoğu zaman insanın iç huzuruyla pek ilgisi yoktur. Gerçekten önemli olan şeyler çoğu zaman daha sade şeylerdir. Kendini rahat hissettiğin bir hayat, içinden geldiği gibi konuşabildiğin insanlar, içini sıkıştırmayan bir yaşam… Bu değişim aslında insanın en güçlü tarafıdır. Çünkü insan değişebildiği için büyür. Hayat bazen insana ağır sorular sorar. Bazen beklenmedik yollar açar. Ama bütün bu deneyimlerin içinde insan yavaş yavaş kendi hikâyesini yazmaya başlar. Belki de insanın kendini tanıması büyük bir aydınlanma anıyla değil, küçük fark edişlerle olur. Bir gün bir düşünce değişir. Bir gün bir korku azalır. Bir gün insan kendine biraz daha yaklaşır. Ve belki o gün insan şunu fark eder: Hayat bir yarış değildir. Hayat bir yolculuktur. Ve o yolculuğun en ilginç tarafı şudur: İnsan bütün hayatı boyunca bir şey arar. Ama çoğu zaman aradığı şey, aslında kendi içindedir.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Tags: düşünce yazısıinsan ve hayatkendini tanımakKibele Kültür Sanatkibele kültür sanat yazarlarıköşe yazarıköşe yazısıSuat Altınoksuat altınok yazılarıyaşam üzerine düşünceler
Previous Post

Yazar Suat Altınok Kimdir?

Next Post

Sessizlikten Neden Kaçarız?

SuatAltinok

SuatAltinok

Next Post
Sessizlikten Neden Kaçarız?

Sessizlikten Neden Kaçarız?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Dornapa’dan Esince / Mustafa Ünver
  • Nefes / Selcen Gezgin
  • Kaydırırken Eksilmek / Gülşah Erdinç
  • Düş Kadar Gerçek / Erkan Eren
  • Çocuğumla Arkadaş Gibiyiz Yalanı/ Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.