Bütün gamların gamına
birer çivi çakıldı.
Her biri bir tuğlaydı,
tuğlalardan bir gül büyüdü—
kahroldu,
kan döktü.
Çiçeklerin açtığı polenlerden
uçuşan arılara,
oradan göz bebeğine değen
toz zerreciklerine kadar—
her şeyden,
tek tek döküldü
ak saçlarım.
Şimdi oturmuşum,
ileriye bakıyorum.
Yolumda bir bataklık,
bataklığı çevreleyen zambaklar.
Hiç bataklıkta zambak açar mı?
Bilinmez.
Bilinmediği gibi,
öngörülmediği gibi,
yaşanmadığı gibi.
Yedi verenler bile
bir bir tükenirken,
dirilmemek üzerine
bir kader yazılmış gibi.
Ölümlerden ölüm seç,
al birini—
çünkü çoktan
öldü içimdeki sen.



