Sirenler, çiğ sirenler,
Karartır havayı, görülmez şafak.
Yakalanmadan sıcak buhara,
Otobüs, taksi ve trenler,
Taşır buğulu feneri köşe bucak,
Yetişemez asla, yürümeyi seçenler.
Gülüşler, hatırlanası gülüşler,
Sıkışmış, bulunmayı düşler,
Üç kuruş bir kutuda, ağzına dek dolu,
İlaçmış gibi amaçlayan sonsuzluğu.
Şimdilerde bir yenisini eklemeye,
Ne yüzüm var, ne de bir fırsat olduğu.
Bir fırtına kopar, peşinde seller,
Sönmez yine de ateş, illa siner,
Barut kokusu,
Yosun sarmış gövdeme.
Eller, genç ve umarsız eller,
Tetiği, bir çırpıda çeker.



