
Bazı yaralar kabuk bağlar sonra usul usul iyileşir ancak benim yaram…ne kabuk tuttu ne de kanamayı bıraktı.
Burada sabahlar demirin sesiyle başlıyor. Kapının sürgüsü çekilirken çıkan o metal çığlığı, insanın içindeki en eski korkuyu uyandırıyor. İlk gün kulaklarımı kapatmıştım. Şimdi kapatmıyorum. Çünkü bazı sesler dışarıdan değil, içeriden geliyor.Koğuşta herkesin bir hikâyesi var. Kimi kocasını, kimi kaderini, kimi öfkesini anlatıyor. Anlatmak hafifletiyor onları. Ben anlatmıyorum. Çünkü anlatsam, o gece yeniden başlayacak. Ve ben ogeceyi bir daha kaldıramam.Ben kötü biri değilim. Bunu kendime her gün söylüyorum. Ama bir insanın canı ellerinde kalmışsa, kelimeler pek işe yaramıyor. O geceyi düşündüğümde önce oğlumun sesi geliyor kulağıma. “Anne…” diye fısıldamıştı korkuyla. O ses, o küçücük omuzların titremesi… İşte benim yaram orada açıldı. Ve o andan sonra hiçbir şey kabuk bağlamadı.Yıllarca sustum. Morluklarımı uzun kolluların içine sakladım. “Yuvanı yıkma” dediler. “Sabret” dediler. Sabır bir kadının sırtına yüklenmiş enağır taşmış, bunu burada öğrendim. Sabır bazen iyileştirmiyor; sadece geciktiriyor .O gece korkum bitmedi ama sabrım bitti.Şimdi ranzanın alt katında yatıyorum. Tavanla aramdaki mesafe birkarış. Gökyüzünü sadece avluda, tel örgülerin arasından görüyorum.Parça parça mavi. O maviye bakarken oğlumun gözleri geliyor aklıma.En son görüşte camın arkasından “Ne zaman geleceksin?” demişti. Eve…
Ev dediği yer artık neresi bilmiyorum.Buradaki kadınlar “Zaman iyileştirir” diyor. Zaman hiçbir şeyi iyileştirmiyor. Sadece acının şeklini değiştiriyor. İlk günkü gibi yakmıyor belki ama sızlıyor. Derin, ağır, suskun bir sızı.Bazı yaralar kabuk bağlar sonra usul usul iyileşir ancak benim yaram…her gece ışıklar söndüğünde yeniden açılıyor. Çünkü ben sadece bir hayatı bitirmedim; kendi hayatımı da o gece orada bıraktım.Yine de şunu öğrendim: İnsan tamamen karanlık olamıyor. İçimde hâlâ oğlumun saçını okşadığım bir an var. Hâlâ ona sarıldığım sıcak bir sabah.Belki beni ayakta tutan da o.Ben affedilmeyi bilmiyorum. Kendimi affedebilir miyim, onu dabilmiyorum. Ama şunu biliyorum: O gece ölmemek için öldürdüm.Ve bazı yaralar kabuk bağlamaz.
Sadece insanla birlikte yaşamayı öğrenir.

