• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Sizden Gelenler

Antiscia / Özgü Elvan Yılmaz

Özgü Elvan Yılmaz by Özgü Elvan Yılmaz
5 Şubat 2026
in Sizden Gelenler
0
Antiscia / Özgü Elvan Yılmaz
0
SHARES
71
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Antiscia doğmadan önce vardı.

Adı söylenmeden önce bilinenlerdendi. Tanrıların bile birbirine bakmadan konuştuğu çağlarda, gölgelerin yönünü tayin eden bir yasaydı o. Güneş yükseldiğinde her şeyin bir karşılığı olurdu; işte Antiscia, bu karşılığın kadınıydı.

Ona aşk yakıştırılmazdı. Çünkü aşk, iki varlığın birbirine yaklaşma arzusuydu; Antiscia ise yaklaşmadan bilirdi. Dokunmadan tanır, ses duymadan ayırt ederdi. Kalbi vardı; ama kalbi bir kişiye değil, yazgıya açıktı.

Zaman henüz var olmadan önce, tüm olacak olanlar toplanıp bir noktaya gizlendiğinde; Zamansızlığın mıntıkasında gökler katında kaderler tayin edildi. Açıldığında zaman ve başladığında yaşam, yersel bakışla birer birer sırasıyla yaşanacak olanlar, göklerin gözüyle hepsi bir arada ve bir anda olup bitti. Anın bu mahşeri/ kadersel kalabalıklığında kendi kaderine sahip çıkmak ile görevlendirildi ruhlar. Öyle ya, bir defa yere indiklerinde yani zamanın içine düştüklerinde, unutmak, kaybetmek ve bulamamak tehlikesi bekliyordu ruhları. Tek yönlü görülen zamanın kendi varlığındaki bunca çokluğunda.

Antiscia… Göklerin beyazı, tül gibi seyyal süzülürdü yıldızlarla birlikte. Kanatlı At yaklaştı yere inmeden önce: “Kalbindeki yeşil sırrı unutma! Yeryüzünde doğuştan cezalıyız biz. Göklere aitiz.” dedi.

Zamanın içine girme vakti geldiğinde kalbindeki yeşil sırra sarıldı. “Hatırlayacağım” dedi, kendi kendine. Yeniden seslendi Kanatlı At: “Kader yaşansın ve tarih yazsın.”

Yer yüzünde ilk nefesini alırken, kalbindeki yeşilin şifa dolu sevgisi ile baktı etrafa. Gözleri bu yüzden yeşildi. Bu, onun sevme kabiliyetiydi.

Zamanın içinde yol yürüdü…

Göklerin kızıydı. Yıldızların arasında büyütülmüş, ay ışığıyla yoğrulmuştu. Ayakları toprağa değmezdi; çünkü değerse unuturdu. Dünya onu çağırırdı ama o çağrıya ancak yukarıdan cevap verebilirdi. Yeryüzünü severdi; fakat sevgi, onda sahiplenmeye dönüşmezdi.

Bir adam vardı, aynısı değilse de aynası olduğu. Henüz adı yoktu. Henüz kendisi de kendini bilmezdi.

Tanrılar onu konuşurken fısıltıya sesleri kısarlardı. Çünkü bu adam, Güneş’in tahtına göz diken değil; Güneş’i yerinden eden olacaktı. Işığı devralmak için değil, ışığın yükünü taşımak için doğmuştu.

Antiscia onu hiç görmeden bilirdi. Görseydi bilmesi gerekmezdi. Oysa bilmek, Antiscia’nın kaderiydi.

Kadın Ayna derlerdi ona. Ama bu ayna su gibi değildi; yüz göstermezdi. Onda bakılan şey, bakanın henüz cesaret edemediği yazgısıydı. Antiscia kendine baktığında, adamın gölgesini görürdü. Adam kendine baktığında ise henüz Antiscia’yı göremezdi.

Güneş doğmadan hemen önce, göklerde bir titreşim olurdu. O an Antiscia uyanmazdı; çünkü zaten uyanık olmak, onun için sıradan bir hâldi. O, uyanıştan önceki bilgiyi taşırdı. Eskilerin dediği gibi:

“Güneş’in doğuşunu ilk uyananlar görür.”

Antiscia ise Güneş’in neden doğduğunu bilirdi.

Adam, uzak bir coğrafyada, başka bir adla, başka bir bedende nefes alırken; Antiscia gölgelerin yönünü ona göre ayarlardı. Bu bir çağrı değildi. Bir davet hiç değildi. Çünkü kader, çağırmaz; yerini hazırlar.

Antiscia kendinden söz ederdi.

Yalnızlığını anlatırdı, göğe ait olmanın ağırlığını.

Ama her kelimesi, adamın yoluna düşen bir işaretti.

“Ben aynayım,” derdi, “ama sana yüzünü göstermek için değil, senin ışığını taşıyabileceğin yeri açmak için.”

Göklerin kızıydı.

Bulutlarla ve yıldızlarla sohbet etmeyi severdi Antiscia. Sevildiğini de bilirdi. Bir de ‘Güneş Gibi Olan’ o adamı bilirdi.

En parlak yıldızla konuştuğu bir gecede ayak ucu toprağa değdi. O anda kanatlı atın sözü birden bire değişti: “Tarih, biz yazalım diye yaşanmakta.”. Yazanlardan oldu Kadın Ayna.

Ayakucu yere değdikten sonra, diasporaya benzeyen bir acı hissetti kalbinde. Hatırlamak isteyen insanların yaptığı gibi elini alnına götürdü. Sürgün gibiydi. Elini kalbine koyunca iyileşti.

Aşk, bu hikâyeye girmedi. Çünkü aşk eşitler arasında olur. Antiscia ile adam arasında eşitlik değil, izdüşüm vardı.

O biri için yanmazdı; ama biri için yanacak olan ateşi bilirdi.

Zamanın şahitliğini Yazanlar, finali kaleme aldılar:

“Güneş yükseldiğinde, gölgeler kısaldı. Antiscia geri çekildi. Çünkü her kadın-merkezli mit, sonunda kadının görünmezliğiyle tamamlanır. Müjde verilir, isim silinir.

Adam hâlâ bilmiyordu. Ama artık geri dönüş yoktu.

Antiscia göğe dönerken şunu biliyordu:

Bazı kadınlar sevilmek için değil,

bir çağın yönünü değiştirmek için vardır.

Ve bazı aynalar, kendilerine bakılmadan da kaderi yazarlar.”

Gölgelerin yönünü tayin eden yasaydı o, kendini gurbette değil, göğün ilahi sevgisiyle sarmaşıklanmış hissederdi. Yalnız o adamın diasporasında olmak acıtıyordu kalbini.

Kendiyle yahut kaderiyle kavga edercesine yeşil gözlerini kocaman açıp itiraz etti Kadın Ayna: “Sevme yeteneği, değil miydi bana göklerden emanet! Neden bu dünyada da vuslat olmasın?”

Bakışlarını önce yere, sonra göğe çevirdi: “Elbette, sevebilmek ille de vuslat gerektirmez…”

diyebiledi.

Yazanların sözlerini tekrar etti:

“Bazı kadınlar sevilmek için değil,

bir çağın yönünü değiştirmek için vardır.

Ve bazı aynalar, kendilerine bakılmadan da kaderi yazarlar.”

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Dil Yaşayan Bir Canlıdır / Hatice Dökmen

Next Post

Antiscia / Özgü Elvan Yılmaz

Özgü Elvan Yılmaz

Özgü Elvan Yılmaz

31.12.1980 tarihinde, bir yılbaşı gecesinde, Almanya’nın Böblingen kentinde Çerkes bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasından kısa bir süre önce Türkiye’ye göç ederek, ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. 1999 yılında İzmir Ruhsal Araştırmalar Derneği (İRAD) bünyesindeki “salı konferansları”na katılmaya başladı. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli ajans, gazete ve dergilerde editör, serbest muhabir ve araştırmacı olarak görev yaptı. Mesleki çalışmalarında ağırlıklı olarak spiritüel konulara odaklandı. İletişim Fakültesi öğrencisi iken 2002 yılında Türkiye’nin ilk, dünyanın ikinci kadın taraftar grubu olan “Dişi Kartallar”ın 4 kurucusundan biri oldu. Bir semt gazetesi olan Gazete Beşiktaş’ta editörlük yaptı. 2003-2004 yılları arasında BJK TV’de muhabir ve yapımcı olarak görev aldı. 2002 yılından itibaren, Türkiye’nin ilk spiritüel akademisi olarak kabul edilen Bil-Yay bünyesindeki konferans, seminer ve eğitim çalışmalarına katıldı. 2007 yılında bir alevi dedesinden tradisyonel eğitim aldı. Bu eğitimin ardından Alparslan Salt ile tanıştı ve Salt’ın asistanlığını üstlendi. 2009’da Alparslan Salt ile birlikte hazırladığı ‘300 Soruda Deneysel Ruhçuluk’ adlı kitabı yayımlandı. 2014-2015 yılları arasında Girne Amerikan Üniversitesi bünyesinde Temel Astroloji Eğitimi aldı. Orta, ileri seviye klasik batı astrolojisi, spiritüel astroloji, karma ve astroloji alanındaki diğer eğitimlerini 3 yıl süren özel dersler alarak tamamladı. Çeşitli online platformlarda astrolojik yazıları yayımlanmakta ve bireysel spiritüel astrolojik danışmanlık hizmeti vermeye devam etmekte. Pythagoras ve Muhyiddin Arabî alanındaki özel araştırma konularını astroloji alanıyla da birleştirmek üzerine çalışmalarını sürdürmekte olup Devrim Yılmazer’den Babil astrolojisi temeline dayanan galaktik astroloji eğitimi almaktadır. -Biyografi Cem Çobanlı tarafından kaleme alınmıştır-

Next Post
Antiscia / Özgü Elvan Yılmaz

Antiscia / Özgü Elvan Yılmaz

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • 365 / İrem Alkuş
  • Edebiyatta Brontë Kardesler / Başak Altuğ
  • Yârdır Hep Özlenen / Erkan Eren
  • Adli Tıp Masasından Polisiye Romanına Uzanan Sıradışı Bir Yolculuk: Dr. Cihangir Işık / Serpil Meriç
  • Aşk Yeryüzünden Silindi / Ayça Özgöztaşı

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.