• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

İnsan Vicdanı Olandır

Ferhat . Ferhat
12 Ekim 2026
. Öykü
0
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

 

 

Yıllar geçtikçe geçmişini özlersin,

Gençliğini ararsın saçlarına aklar düşünce.

Uzaklara bakıp eski yârini beklersin,

İki âşığı parkta el ele görünce.

Eyüp kendi kendine yazıp yazıp siliyordu. Kafiyesi uymayan her dizesinde beyaz A4 kâğıdını hırsla buruşturup çöp kutusuna fırlatıyordu. Kutu çoktan dolmuş, buruşuk kâğıtlar halının üzerine taşmıştı.

Salondan annesinin sesi yankılandı: “Eyüp! Eyüp!”

“Buradayım anne.”

“Oğlum, arkadaşın geldi. Kütüphaneye gidecekmişsiniz.”

Eyüp saate baktı. On iki olmuştu bile.

“Unutmuşum,” diye mırıldanıp üstüne bir şeyler geçirip kapıya koştu. Gelen, üniversiteden arkadaşı Buse’ydi. Karşı binada oturan Aysel Teyze ile Ahmet Amca’nın kızı.

Buse gülümseyerek sitem etti: “Unuttun değil mi? Bugün din ile bilimin kesiştiği kuramları araştıracaktık. Kur’an’da evrim, dinlerin bilimle çelişmesi…”

Eyüp mahcup bir şekilde gülümsedi: “Haklısın.” Gerçi o, kimin nereden geldiğinden çok, kelimelerin nasıl yan yana düştüğünü merak eden bir edebiyat sevdalısıydı. Buse ise okuduğu bölümün de etkisiyle bu konulara ondan çok daha meraklıydı.

“Hadi gidelim o zaman. Anne, biz çıkıyoruz!”

Birlikte kütüphanenin yolunu tuttular.

Yolda Buse konuyu açtı: “Dün bir kitapta okudum. İnsan evrimi için milyonlarca yıl gerekiyormuş. Hep sorarlar ya, ‘İnsan maymundan geldiyse şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?’ diye. Darwin, _İnsanın Türeyişi_’nde bunu çok net anlatıyor aslında. İnsan bugünkü maymunlardan gelmiyor, şempanze ve goril gibi türlerle ortak bir atadan kollara ayrılıyor.”

Eyüp hafifçe, muzip bir gülümsemeyle baktı: “Buseciğim, sen böyle olduğuna inanabilirsin tabii.”

“Bu inanma meselesi değil Eyüp, ispat meselesi. Bilim böyle diyor. İnanmak isteyen her şeye inanır zaten. Darwin’e göre bütün canlılar tek bir kökten, ortak dallardan ayrılıyor.”

Eyüp bir an durdu. Cebinden katlanmış, kenarı buruşmuş bir kâğıt çıkardı.

“Biz Âdem’den gelmedik mi Buse? Kafanı neden bunlarla bulandırıyorsun? Bak, sen gelmeden önce bir şiir yazmıştım,” dedi ve sesini alçaltarak okumaya başladı:

Yıllar geçtikçe geçmişini özlersin,_

Gençliğini ararsın saçlarına aklar düşünce._

Uzaklara bakıp eski yârini beklersin,_

İki âşığı parkta el ele görünce._

 

Hatıralarla dolu resimlere bakarken,_

Düşünürsün, nerede o eski günlerim, diye._

Resimlere bakıp gizli gizli ağlarken,_

Bir ateş düşer yaşlanmış yüreğine._

 

Kendi kendine dersin, keşke büyümeseydim, diye.

Hep dünü ararsın, bugün olduğu zaman._

Uzaktan uzağa bakarken vefasız sevgiliye,

Yine sen olursun gizli gizli ağlayan.

Başını kaldırıp Buse’ye baktı.

“Nasıl olmuş sence?”

Buse bir süre sustu.

“Çok güzel olmuş Eyüp. Aslında sen insan üzerine de şiirler yazmalısın,” dedi. Sesiyle Eyüp’ü yine felsefe alanına çekmek ister gibiydi.

Eyüp, Buse’nin gözlerindeki sorgulayıcı ifadeyi görmüştü. Bu kez onu şaşırtma sırası kendisindeydi.

“Buse, insan nedir sence?” diye sordu.

Buse şaşırmıştı. Eyüp’ü ilk defa böyle sorgulayıcı görüyordu.

“Hangi açıdan tanımlamamı istiyorsun?” dedi.

Eyüp gözlerini ondan ayırmadan devam etti: “Felsefede insan, düşünen ve sorgulayan bir öznedir, değil mi?”

“Evet.”

“O zaman asıl soruyu sorayım,” dedi Eyüp. “Düşünen insan hata yapar mı?”

“Her insan hata yapar,” dedi Buse, “çünkü büyük fikirler düşünenler büyük hatalar da yapabilir.”

“İnsanların hataları başkalarına zulüm oluyorsa ne yapmak gerekir peki?” diyerek düşünmeye başladı Eyüp. İnsanın hatası ya da hataları bütün bir insanlığa neler yapmıyordu ki!

“Aslında felsefede insanlığın nereden geldiğinden çok nereye gittiğine bakılması gerekmiyor mu?”

Bu sefer Buse tebessüm etmişti. “Nasıl yani?” diyerek Eyüp’ün edebî kişiliğinden filozof kişiliğindeki kuramları dinlemek için gözlerine bakıyordu.

“Hani bir filozofun ‘İnsan düşünen bir hayvandır,’ dediği bir sözü vardı, ismini hatırlayamadım.”

Buse hemen Eyüp’ün hafızasını canlandırmak istercesine, “Aristoteles,” dedi.

“Hah, işte Aristo insanlara ‘düşünen hayvan’ derken aslında hayvanların düşüncesizliğinden mi yoksa insanların vicdansızlığından mı dem vuruyor sence?”

Buse, Eyüp’ün gözlerinde vicdanın nasıl sızladığının farkına vardı. Arkadaşının daha önceleri de konuştukları gibi, insanların vicdansızlığının savaşlara, göçlere, yıkıcı ve yok edici enkazlara dönüşeceğini biliyordu.

Egoist insanların tavırları yüzünden yüz binlerce insanın öldüğü, aç kaldığı, yüz binlercesinin evsiz barksız kaldığı, sabîlerin annesiz babasız büyüdüğü bir toplum meydana gelmiyor muydu?

Buse, Eyüp’ün düşüncelerindeki yarayı biliyordu. Aslında insanların nereden geldiği belliydi ama gittiği yeri kimse bilemiyordu. Felsefe bunu çözememişti ama Eyüp edebî kişiliğini şiirlerine de yansıtmıştı.

Buse, arkadaşının gözlerine bakarak, “Eyüp,” dedi, “insanı bana şiirle anlatsana.”

Eyüp hafif bir tebessümle insanı anlatmaya başladı:

_İnsan kalbinin karanlık çukurunda,_

_Gözyaşı yoksa ışık göremezsin._

_Merhameti yoksa bu dünyada,_

_Zaten görürken de körsün._

_Ağlayan da insandı, gülen de._

_Merhamet düşmüşse gönlüne,_

_Kör olarak gören de,_

_Savaşlar çıkarıp ocaklar söndüren de,_

_Önce muhtaç edip sonra güldüren de,_

_Öldüren de insandı, hatta ölen de._

Eyüp Buse’ye baktı. Buse yavaş adımlarını, ölen insanların da öldüren insanların da o kavga ettikleri toprağın bağrına basa basa atıyordu. Araştırılacak din ve bilim çelişkisinden, insan ve vicdan konusuna geçmişlerdi. Çünkü ikisi de biliyordu ki dinden önce insan, bilimden önce vicdan olmalıydı. O insan da o vicdan olunca ölümler de olmazdı, savaşlar da. Hatta o çocuklar aç kalmaz, anneler korkmazdı. İnsan ve vicdan ne güzel yakışırdı birbirine.

Eyüp, “İnsan vicdanı olandır Buse,” dedi.

Buse gözlerindeki merhamet tohumlarını toprağa bırakarak, Eyüp’ün vicdanıyla birlikte din ve bilim çelişkilerini kitaplarda yazdığı şekliyle kütüphaneye giderken, merhamet tohumlarını da uğruna kan dökülen o topraklara bırakarak arkadaşına bir dörtlük de kendi söyledi:

_İçimden vicdanlara haykırışım bin âh,_

_Düşünüyorum da düşünüyorum, o da hep günah._

_Vicdanlara sığmadı ruhun yükü bedene,_

_Hep günahtım insana, günahı bilmesem de._

Eyüp, Buse’nin de edebî kişiliğini öğrenmiş, tebessüm ederek din ve bilim kuramlarını öğrenmek için kütüphane basamaklarını kalplerindeki insan ve vicdan kavramlarını tamamlamış olarak yavaş yavaş çıktılar.

Kütüphanenin kapısını açtıklarında, aradıkları bütün cevapların kitaplarda değil, az önce konuştukları vicdanda olduğunu anladılar.

Şimdi, “İnsan nereden geliyor ve nereye gidiyor?” sorusuna tek cevapları vardı: Vicdanı, merhameti olmayan herkes her şeyi yapabilirdi. Sonuçta insan olsun hayvan olsun ne kadar canlı varsa acı çekiyordu. Eyüp, Buse’ye döndü: “Evet Buse, şimdi biz kimden geldik, bulabildik mi?” dedi gülerek. İnsan taptığına bile her suçu atarken, Buse de biraz önce okuduğu dörtlüğün devamını okuyarak felsefeden edebiyata olan hayranlığını arkadaşının edebî kişiliğine onaylatmış oldu:

_Ben anlatsam ellere, diller ne söyler?_

_Anlatınca bana hep “dinsizsin” derler._

_Çekiyordum bedenimde günahların yükünü,_

_Kurutmuştum vicdanlarda insanlığın kökünü._

_Sen tok yatarken aç nasıl doyacak?_

_Olacaksa insanlık, vicdan ile olacak._

_Görüntüme bakıp da yargılama beni,_

_Günahkârım biliyorum, ben de herkes gibi._

_Ellerini açıyorsun günde beş vakit,_

_Ezanı da tutarsın kendine şahit._

_Tövbe eder durursun, günahlarım af ola,_

_Sonra tekrar koşarsın utanmadan günaha._

_Müslümanım diyerek böbürlenip gezersin,_

_Yokluğu bilmediğinden garipleri görmezsin._

_Ayırırsın herkesi Hristiyan ya da Müslüman,_

_Bana sorarsanız önce

insan, önce insan!_

Buse şiiri okurken Eyüp, kütüphanenin rafları arasında insanlığın en güzel icadı olan kitapların kokusunu içine çekiyordu.

 

 

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Çürürsün / Ferhat Arıkan

Ferhat

Ferhat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • İnsan Vicdanı Olandır
  • Çürürsün / Ferhat Arıkan
  • Gel / Zekine Dündar
  • ELİNDEKİ KAHVEYLE / Galip Uçar
  • Sevmek Üzerine / Eyüp Toru

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.