• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Söyleşi

Tecrübeli Oyuncu Cenk TUNALI ile Söyleşi / Betül Fırat

Betül Fırat . Betül Fırat
1 Ekim 2026
. Söyleşi
0
Tecrübeli Oyuncu Cenk TUNALI ile Söyleşi / Betül Fırat
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz. Biz sizi ekranlardan biliyoruz ama yeni nesil
bilmeyen okurlarımız için söyleşimizin başlangıcında sizi tanımak isteriz. Kendinizden
bahseder misiniz? Cenk TUNALI Kimdir?
Cenk TUNALI: Merhabalar… Ben Cenk Tunalı. İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro
Bölümü mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır yazarlık, oyunculuk, yönetmenlik, eğitmenlik ve
sunuculuk yapıyorum. “Tiyatro Kılçık”ın kurucusuyum. Bugüne kadar Tiyatro Kılçık’tan çok
kıymetli oyuncular yetişti. Bunu sizde tabii ki araştırabilirsiniz. Demet Evgar, Şebnem
Bozoklu, Çağlar Çorumlu, Ufuk Özkan, Orçun Kaplan, Sinan Çalışkanoğlu, Aylin Kontante
gibi bizim için çok iyi bir okul oldu Tiyatro Kılçık. Konservatuardan mezun olmaya yakın bir
dönemde kurduğumuz bir ekipti. Yol arkadaşlarımızla birlikte yıllarca aktif devam ettik. Şu
anda da aktif olarak devam ediyoruz. Yani Tiyatro Kılçık aşağı yukarı 20 yılın üzerinde
perdelerini düzenli açıyor ve son 15 yıldır da birçok farklı alandayım. Devlet kurumlarında,
kurumsal alanlarda özel şirketlerde hem de kendi tiyatromuz olan Tiyatro Kılçık mekânda
oyunculuk eğitimlerine ayrıca devam ediyoruz.

Betül FIRAT: Oyunculuk serüveniniz tam olarak nasıl başladı ve sizi bu mesleğe
yönlendiren en önemli kırılma noktası neydi?
Cenk TUNALI: Oyuncu olmayı hep çok istemiştim. Hep çok özeniyordum. İlkokul 5. Sınıfta
bile birkaç arkadaşımı yanıma çağırıp, o dönemin çok komik olan komedi dan üçlüsünün
taklidini yapmaya çalışırdık. Biz tabi 90’lar kuşağıyız. Ben 78’liyim. Çocukluk
dönemlerimizde bu tarz şeyler çok izlenirdi. Sonrasında Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden
mezunum ben. Orada hazırlıkta bile hemen yine arkadaşları toplardım. Bir şeyler yazar
çizerdim. Yönetmenlik yapardım. Hemen işte özel günlerde bir takım tiyatro oyunları
oynamaya çalışırdık. Yani hep bu işin içindeydim. Hep bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Hep
bir şeyler yazıyordum, çiziyordum, birilerini hemen yönlendirmeye çalışıyordum, hemen ekip
kuruyordum. Ve … sahnede olmayı çok seviyordum. Çok aşıktım. Lise dönemine doğru
geldiğimizde orada çok iyi bir tiyatro hocamız da oldu Orhan Kurtuldu. Sonrasında birçok
hocamdan olduğu gibi ondan da çok şey öğrendik, ondan da çok tecrübe kazandık. O
dönemlerde devlet tiyatrosuna girme şansımız oldu. Bizim tiyatro ekibinden Orhan Kurtuldu
birkaç kişi seçti hocamız. Ve ben o dönem devlet tiyatrosunda figürasyonluk yaptım. Biraz
hikâye öyle başladı. Hep çok çok yıllarca istediğim için lise döneminde de hatta Enginle çok
uzun konuştuk. Bu mesleği seçmeli miyiz, seçersek nasıl yapabiliriz diye. Ve sonrasında bu
mesleği seçmeye karar verdik. En doğru yolu konservatuar yetenek sınavı olduğunu anladık.
Ondan sonra sınava hazırlanmaya başladık. Benim kırılma noktam lisede vermiş olduğum
karardır.

Betül FIRAT: Uzun yıllardır hem tiyatro sahnelerinde hem de televizyon ve sinema
projelerinde yer alıyorsunuz; sahne tozunu yutmak ile kamera karşısında olmak
arasındaki o büyük his farkını siz nasıl tanımlarsınız?
Cenk TUNALI: Ben ikisini de çok seviyorum. Yani tiyatro sahnesinde olmak da kamera
önünde olmak da çok keyifli. Sette de oyuncu olmak çok güzel, tiyatro sahnesinde olmak da
çok güzel. Farklılıklar var tabi. Yani setin çok zamansızlığı, var düzensizliği var. Zaman

zaman o düzensizlik içinde bazı çaresizlikleri de var. Sabahınız belli değil akşamınız belli
değil. Sahne planları belli değil, her an her şey değişebiliyor: Işık yüzünden, hava yüzünden,
oyuncu yüzünden, program yüzünden ya da yönetmen yüzünden. Ama sette çıkan sonuç hani
böyle montaj-kurgudan sonra güzel bir başarı geliyorsa o zaman sizi çok daha fazla kişi
görebiliyor ve çok daha fazla kişi tanıyor. Günümüzün gerçeği bir dizide bir sinemada
oynadığınız zaman sadece daha çok tanınmıyorsunuz aynı zamanda daha çok kazanıyorsunuz.
Kısaca daha çok bilinir oluyorsunuz. O yüzden seti çok avantajlı çok iyi bir fırsat olarak
görüyorum ve bizim mesleğin ana damarlarından biri olduğunu düşünüyorum. Ama bu işin
temeli tiyatrodur. Ben sahneye aşık bir oyuncuyum. Çok eskiden konservatuar döneminden
önce de böyle siyah beyaz Metin And’ın tiyatro tarihi kitaplarını okurdum. Orada böyle
Yıldız Kenter’lerin, Müşfik Kenterler’in Haldun Dormen’lerin, Gülriz Sururi’lerin büyük
ustaların böyle siyah beyaz fotoğraflarını görmüştüm ve o siyah beyaz fotoğraflarındaki o
sahne üzerindeki pozlarına âşık olmuştum. O günden beridir de hala bu mesleğe çok aşığım.
O yüzden benim için hep böyle tiyatro tarafı sahne tarafı bir tık ağır basar. Onu da söylemek
istedim. Bir de tiyatronun canlı performans olması tabii ki çok farklı bir alan çünkü seyirci ile
iç içe oynuyorsunuz yani her oynadığınız oyun aslında dünyada sadece bir kez oynanıyor,
aynı metin de olsa çünkü ertesi hafta başka bir gün oynadığınızda başka bir seyircinin
karşısına çıkıyorsunuz ve başka bir duyguyla oynuyorsunuz o yüzden tiyatronun seyirci ile
ilişkisini ayrı seviyorum.

Betül FIRAT: Yeni bir senaryo aldığınızda, canlandıracağınız karaktere ruh vermek için
nasıl bir hazırlık süreci geçiriyorsunuz?
Cenk TUNALI: Yeni bir tekst geldiğinde elime önce gerçekten onu iyi analiz etmeyi tercih
ederim. Yazarını iyi araştırmayı tercih ederim. Üslubu nedir, neden böyle bir karakteri yazmış;
bu karakterle ne anlatmak istemiş, bu karakterin çatışması ne amacı ne bunu çok iyi çalışırım
çünkü karakterin derdini, çatışmasını ve isteğini bulduktan sonraki kısım artık sezgilerinizle
ve duygularınızla yönlendirebileceğiniz bir kısım oluyor. Tabii ki önce kendinizden yola
çıkıyorsunuz ama sonra o karakterin dünyasına doğru bir yolculuk yapıyorsunuz. Ve
içselleştirdiğim anda yani o karakterin bütün duygularını çok samimi, inandırıcı ve doğal
oynayabildiğimi hissettiğim anda da artık karakteri yaratmış oluyorum. Bu süreç içinde
defalarca gerekirse prova yapıyorum, düşünüyorum zihnimde ve gerçekten hem akademik
anlamda hem zihinsel anlamda hem de pratik anlamda birçok tecrübeden sonra bu role
hazırlanmış oluyorum.

Betül FIRAT: Kendinizden tamamen farklı bir karakteri inşa ederken ve onun
psikolojisine girerken hangi metotlardan beslenirsiniz?
Cenk TUNALI: Farklı bir karakter oynamak oyuncu için zor diye bir şey yoktur. Hatta
insanın kendisini oynaması daha zordur. Bununla ilgili de meşhur bir hikâye var. Zamanında
Charlie Chaplin ile ilgili Charlie Chaplin benzerleri yarışması yapılıyor. Charlie Chaplin’inin
kendisi katılıyor ve 6. oluyor. Yani önemli olan gerçekten çok iyi oynamak, onu ortaya
çıkartmak. Farklı bir karakter olduğu zaman ya da “bana uzak” olan bir şey olduğu zaman çok
iyi araştırmayı tercih ederim, gözlemlemeyi tercih ederim, empati kurmayı tercih ederim.
Hissetmeyi tercih ederim ve onun dünyasını bu sefer yolculuk yapmayı tercih ederim. Sonuçta
o da benim gibi yaşayan bir karakter. Ona eğer hayat katabiliyorsam ki ona yaklaşmış

hissederim bu beni çok mutlu eder oyuncu kişisi olarak. Sonra onu çok doğal çok gerçek bir
şekilde sahneye taşımaya çalışırım.

Betül FIRAT: Bugüne kadar canlandırdığınız roller arasında sizde en çok iz bırakan,
Bu karakter bendeki bir şeyleri değiştirdi dediğiniz rol hangisiydi?
Cenk TUNALI: Yasemin Yalçın Tiyatrosunda oynadığım Giovanni karakteri vardı Dario
Fo’nun yazdığı “Ödenmeyecek Ödemiyoruz!” Bizdeki versiyonu da “Her şey Bedava”
oyununda. Giovanni hakikaten en böyle mizahı barındıran çok eğlenceli bir o kadar da kara
mizah unsur olarak yer alan bir karakter. Ama baya finalde de dramatik sahneleri var. Yani
hem mizah tarafının hem de dram tarafının bu kadar güçlü bir şekilde oyunda var olması beni
çok zorlamıştı. Ama biraz içine girip oynamaya başladığımda çok mutlu olmuştum. Beni
inanılmaz geliştiren bir rol olmuştu. O yüzden böylesine bir rolü oynadığım için çok
mutluyum. Bazen oyuncuların karşısına bu tarz böyle çıkıyor ve o roller size hayatta yeni
öğretiyor. İşte o rollerden bir tanesi de oydu. Ama onun dışında da illaki çok güzel işler oldu
mesela “7 Numara” dizisi vardı, orada oynadığım “Doktor Deniz” karakteri benim set ile ilgili
önemli bir başlangıcımdı mesela. Hayatla ilgili beni anlatan, kendini ifade eden ve çok
eğlenceli bir roldü ve hala da konuşuluyor ve hala da çok sevenleri var. O rol de benim için
hayatımda oyunculuk adına çok önemli bir başlangıçtı. Hem diziden hem de tiyatrodan bir
örnek vermiş olayım istedim.

Betül FIRAT: Canlandırmayı çok istediğiniz ama henüz size teklif edilmemiş, içinizde
ukde kalan bir hayal rolünüz var mı?
Cenk TUNALI: Bugüne kara birçok rol oldu çok istediğim hani oynarsam çok keyif alırım
diye düşündüğüm. Bu rollerden bir tanesi de “Atatürk” rolüydü. Hani ben de Bulgaristan
göçmeniyim, Sofyalıyım kökenim olarak baba tarafından. Açık tenli renkli gözlüyüm ve
muhtemel o boylara yakın muhtemel o yüz yapısına yakın bir fiziksel özelliğim olduğu için
böylesine bir rolü oynamayı çok isterdim. Kısmet olmadı. Bundan sonra olur mu bilmiyorum.
Ama lisedeyken ya da ortaokuldayken Atatürk’ü canlandırdığımız bir bazı roller oynamıştım.
Ya bir hatıra olarak bende kalır ya da belki yakında bir gün böylesine özel ve güzel bir rol
oynamak kısmet olur. Ya da en azından böyle topluma yön veren, aydınlatan, ışık tutan çok
böyle hoş çok ciddi bir karakteri oynamayı çok isterim. Bu toplum açısından çok anlamlı olur,
kültürel anlamda da çok anlamlı olur ve kendimi de çok iyi hissetmiş olurum. Bu yüzden bu
rolü oynamayı çok istemiştim.

Betül FIRAT: Portföyünüzde hem komedi hem de dram işleri var; sizce bir oyuncu için
hangisi daha meydan okuyucu: İnsanları güldürmek mi, yoksa onları derinden etkileyip
ağlatmak mı?
Cenk TUNALI: Bence her ikisi de çünkü komedi oynamak da dram oynamak da o kadar zor.
Hatta hocalarımız bize “Komedi çok ciddi bir iştir…” derdi. O yüzden sakın hafife almayın,
çok inandırıcı ve çok gerçek oynamanız gerekir, derlerdi. Sonrasında bunu öğrenmiş olduk.

Zaten dram ve komedi birbirinden çok ayrılabilecek bir şey değildir, tiyatro maskesi gibi
gülen surat ağlayan surat, her ikisi de bu hayatın parçası. Ağlama ve gülmek, dünyanın en
büyük çatışması da bu değil mi yani birisi doğarken birisi diğer tarafta gülüyor. Ağlayan surat,
gülen surat hikayesi gibi insanı yaşamanın merkezi bu. O yüzden çok ayıramıyorum. Her
ikisini de çok önemli buluyorum ve birbirinden ayrılmaz iki parça olduklarını düşünüyorum.

Betül FIRAT: Komedi oyunculuğunda zamanlama her şeydir derler; sahnede ya da
ekranda o mizahi ritmi yakalamanın sırrı sizce nedir?
Cenk TUNALI: Bu teknikle çok ilgili bir konu. Yani teknik anlamda çok pratik yapmalısınız,
kendinizi geliştirmelisiniz. Gerçek komedi ustaları ile çalışmalısınız. O zaman bu
zamanlamanız ya da o komedideki ciddiyetiniz ya da etkileyici bir şekilde oyuncu olarak
performans göstermeniz mümkün olacaktır. Ama bir o kadar da biraz da oyuncunun içinde
olması gereken duygu. Her ikisi de en çok yatkın yetenekli olmanız avantaj hem de çok iyi
ustalardan öğrenmiş olmanız avantaj. İyi bir eğitim şart olduğunu düşünüyorum. O zaman
sezgilerinizi çok daha ileri seviyelere taşıyabiliyorsunuz. Ama o mizah o komedi duygusu
biraz da oyuncunun içinde olmalı, eğer bu da varsa çok daha keyifli hale gelir çünkü bunu
kontrol etmek sizin için ayrı bir oyun olacaktır.

Betül FIRAT: Geleneksel televizyonculuktan dijital platformlara doğru yaşanan büyük
dönüşümü bir oyuncu gözüyle nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cenk TUNALI: Dijital dünya vazgeçilmez bir parçası aslında sanatın. Çünkü o da çok
gelişiyor. Yapay zekâ da hayatımıza girdi. Ve buna benzer özel sanatsal çalışmalar da var her
alanda. Yani çekim alanında var, yazarlık anlamında var, tasarım anlamında var. Hatta zaman
zaman oyunculuk anlamında da var. Video kliplerde yapılıyor, kısa videolar, skeçler de
oluşturuluyor yapay zekâ ile. Bunların hepsi mümkün. Bunların hepsi yapılabilir şeyler. Ama
Haldun Dormen Hocamın çok güzel bir sözü vardır, gelmiş geçmiş en önemli hocamdır. Hep
“Plak çıktığı zaman konserler bitecek dediler ama ben bitmeyeceğini çünkü canlı performans
hiçbir zaman bitmez.” derdi. Ben de aynısını düşünüyorum; dijital çağa geçmemiz var olan
sanatı hiçbir zaman birebir anlamda etkilemeyecek. Belki besleyecektir ya da farklı hale
getirecektir, diye düşünüyorum. Yani tiyatrolarda sahne performanslarında belki daha çok
kullanılır, diye düşünüyorum. Geleneksel televizyon ise artık kanıksadığımız bir şey. Artık
dijital platformların olması bu işi çok daha zengin hale getirebilir. Yani belki de iyi bir şeydir
çünkü geleneksel televizyon kanallarında 3-5 kanalda belli tarzlarda belli bir iş yapmak
zorundayken şimdi biraz daha avangart, aykırı ya da modern ya da absürt işler
yapabiliyorsunuz dijital platformlarda. Bunu da avantaj olarak görüyorum. Tabi ki de
dezavantajları vardır düşünürsek, bazı kötü projeler bazı kötü işler, vardır yanlış örnekler
oluşturabilecek işler ama geneline baktığımda iyi taraflarını görmek istiyorum.

Betül FIRAT: Sektöre yeni adım atan, konservatuvardan yeni mezun olmuş genç oyuncu
adaylarına vereceğiniz en temel tavsiye ne olurdu?
Cenk TUNALI: Bence konservatuardan mezun olan arkadaşlar her alanda kendilerini
geliştirmeye çalışmalılar. Yani sosyal medyada kullanım da çok iyi olmalılar, dijital dünyaya
hâkim olmalılar. Mümkünse ek üniversite okuyabilirler, iletişim vs. gibi. Çünkü günümüzün
gerçekleri çok değişti ve bir takım başka şeyler yapmak da meziyet oldu. Kurgu-montaj
okuyabilirler. Programcılık öğrenebilirler, radyoculuk öğrenebilirler, yönetmenlik
öğrenebilirler. Yazarlıkla ilgili kendilerini geliştirmeye çalışabilirler. Tabi biraz içlerinde
olması gerekiyor ama bu tarz yan dallar onların yarın bir gün maddi manevi her alanda daha
güçlü olmalarını ve daha iyi bir vizyona sahip olmalarını sağlayacaktır. Bu arada mesleki hiç
vazgeçmeden çok çalışmaya devam etmeliler.

Betül FIRAT: Yoğun set programları ve yorucu tiyatro turneleri döneminde
motivasyonunuz düştüğünde, enerjinizi toplamak için sığındığınız güvenli limanınız
nedir?
Cenk TUNALI: Çok zor zamanlarda hani sette, sahnede yorulduğumuz olabiliyor; tiyatro
sahnesinde ya da turnede. İki tane şey var sığındığım, bunun cevabı çok uzun değil: bunlardan
birincisi seyircilerimiz, izleyicilerimiz bir de bu mesleğe olan aşkım.

Betül FIRAT: Yakın zamanda sizi izleyeceğimiz, hayranlarınızı heyecanlandıracak yeni
bir proje, tiyatro oyunu veya sinema filmi hazırlığı var mı?
Cenk TUNALI: Şu anda Tiyatro Kılçık bünyesinde “Çok Doluyum” isimli tek kişilik
gösterimiz devam ediyor. Bunun yanı ısıra gösteri stand up gösteri formatında bir gösteri, 2
perdeden oluşan ve aşağı yukarı 90 dakika süresi olan ve aynı zamanda interaktif zaman
zaman seyircinin kendisini sahne üzerinde bulabileceği bir gösteri. Bu gösteride daha çok
oyunculuk mesleği üzerine hikayeler anlatılıyor ve bunun üzerine bir hikâye gelişiyor. Yani
bunun üzerine devam ediyor gösteri daha doğru ifade etmek gerekirse. Bunun öncesinde de
bazen şehirlere gittiğimiz zaman turne yaptığımız zaman oyunculuk eğitimi workshop
yapmayı planlıyoruz. Başka şehirlerde eğitim almayan kişilere ufak da olsa bir eğitim fırsatı
sunmaya çalışacağız. Önümüzdeki süreçte Ankara ve Bursa Turnelerimiz olacak bununla
ilgili. Ankara Route da sahne alacağım. Öncesinde belki bir workshop çalışmamız olacak.
Bursa da Lalibi Meşelipark da yapacağım, öncesinde belki bir workshop olacak gibi. Bunu şu
an planlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında geçen sezondan “Terapist” isimli bir oyunumuz
vardı onla devam ediyoruz Fulden AKYÜREK ile birlikte. O da boşanmak üzere olan bir çift
çok inanmasa da bir terapiste gidiyor ve terapisti yapay zekâ. İlk başta bunu çok eğlenceli
taraflarını görsek de ve şaşırsak da sonra gerçekten çok dramatik ve gerçek hayattaki
çözülmelerini görüyoruz ve seyirciden de olumlu not alan çok güzel geri bildirimler alan çok
güzel yorumlar alan bir oyunumuz oldu. 15’inde turnede bambaşka yerlere taşımayı
hedefliyoruz. 2 Ekim de Balıkesir turnesi ile başlıyoruz aynı zamanda kendi mekanımızda da
oynuyoruz. Yeni hazırlık bunlardan başka ne var derseniz de “Maskeni Çıkar” diye 3 kişilik
tiyatro oyunu yazdım. Bu sezona onun hazırlıklarına girişeceğiz. Muhtemelen Funda Hanımla
birlikte olacağız. Yanımıza belki bir oyuncumuz, bir hocamız ya da bir arkadaşımız gelecek; o
da sürpriz olsun. 1 ay sonra oyunculuk mesleğinin bütün ince detaylarını anlatan ve çok farklı

avangart modern bir oyun olacak. Absürt komedi de diyebiliriz bir taraftan. Umarım yeni
sezon güzel olacak.

Betül FIRAT: Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak
ne söylemek istersiniz?
Cenk TUNALI: Şu ana kadar bu röportajı okuyan herkese çok teşekkür ediyorum. Zahmet
edip okumuşlar. Bundan sonraki süreçte bizleri takip etmek istiyorlarsa “@tiyatrokilcik”
instagram sayfasını lütfen takip etsinler. “@cenktunali” sayfamı da takip edebilirler. Bunun
dışında www.tiyatrokilcik.com web sayfasında aktif programımızı takip edebilirler. O yüzden
bütün bunların hepsini söylemek istedim çünkü yarın bir gün herhangi birisi herhangi bir
yerde bizim bir oyunumuza bir etkinliğimize gelmek isterse bize misafir olmak isterse bize
ulaşabilsin diye. Herkese saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Umarım hepimiz için çok güzel
bir sanat sezonu olur.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Hayat Sen / Şahide Muhçu

Sonraki Yazı

Önemini Yitirdi Unutuldular / Galip Uçar

Betül Fırat

Betül Fırat

Sonraki Yazı

Önemini Yitirdi Unutuldular / Galip Uçar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Ayine / Ünzile Talu
  • Budizm ( Buda’nın ) Öğretisi / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
  • Görmedik Duymadık / İlhan Günay
  • Çürümenin Sıradanlığı / Mecit Öztürk
  • Duran Adam / Mehmet Özkendirci

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.