Hayat, her zaman düşlerimizi sermez önümüze,
Bazen en güzel çiçekler, en sert kışlardan sonra açar.
En derin yaralar, en büyük dersleri fısıldar,
Ve insan, zamanla öğrenir;
Zenginlik ne altındadır ne de gösterişte,
Asıl servet, sevgiyle atan bir kalptedir.
Nice geceler vardır sessizce ağlayan,
Kimsenin duymadığı çığlıklar saklar içinde.
Nice gülüşler vardır, gözyaşını örten,
Nice “İyiyim.” vardır,
Yorgun bir ruhun en ağır yükünü taşıyan.
Ama güneş, her sabah yeniden doğar.
Karanlığa inat, umut olur ufuklara.
Ve usulca söyler kulağımıza:
“Her son, yeni bir başlangıcın kapısıdır.”
Yeter ki vazgeçmesin insan,
Yeter ki inancını yitirmesin.
Bir tebessüm bazen koca bir ömrü değiştirir,
İçten söylenen tek bir söz,
Yıkılmış bir gönlü yeniden ayağa kaldırır.
Çünkü insanlar,
Söylenen cümleleri unutabilir;
Ama kalplerine dokunan sevgiyi asla…
Kin taşımayın yüreğinizde,
Öfkeyi büyütmeyin sessizliğinizde.
Affetmeyi bilin, teşekkür etmeyi unutmayın.
Sevdiklerinize bugün sarılın,
Yarın çok geç olabilir.
Hayat kusursuz olmak değildir,
İyi bir insan olarak iz bırakabilmektir.
Ne servet kalır geriye,
Ne unvanlar, ne alkışlar…
Bir gün yalnızca dokunduğunuz kalpler konuşur arkanızdan,
Ve bıraktığınız iyilikler yaşar sizden sonra.
Öyleyse yürüyün bu dünyada,
Ayak izinizden önce sevginiz değsin toprağa.
Bir umut olun umutsuza,
Bir ışık olun karanlıkta kalana.
Çünkü bazen küçücük bir iyilik,
Bir insanın yeniden hayata tutunmasına yeter.
Ve unutmayın…
Bu dünyada en güzel iz,
Ayaklarımızın değil,
Kalbimizin bıraktığı izdir.
İnsan gider…
Sözleri susar, zamanı biter.
Ama sevgiyle dokunduğu her yürek,
Onun adını sessizce yaşatmaya devam eder.

