Gecenin karanlığına karışan silüet,
Kendini Tek Olanın yerine koydu.
Haddi miydi İlah olmak!
Haddi olacak ki hamile kaldı, yaratıcılığı üstlendi.
Yaratıcıysan yok edici de değil misin?
Bu yüzden sessizce, acımasızca katletti,
Günaha bulanmış bedenleri.
Sonunda bir karar verdi;
Özgür olma sırası geldi, bedeli ağır!
Ormanın karanlığını aydınlattı alevlenen bedeni.
Çığlığı duvarın ardındaki kötülüğü eğlendirdi,
Sonra her şey sessizliğe mahkûm oldu.
Kömür olan yüzü ölümün pişmanlığı içinde,
Zamanla külleri havaya savruldu,
İzi sonsuza dek dünyaya sindi.
Dünya var oldukça o da var olacak,
Ta ki her şey karanlığa mahkûm oluncaya dek!
Ölmeden hemen önce yazdı bu satırları;
Ölümün korkunçluğunu, sonsuzluğunu ifade etti.
Nihai sona ulaşınca anladı;
Boşa yaşanmış bir ömrü geçirdiğini!



