• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Röportaj

Genç Oyuncu Ümit Bıyık ile Söyleşi / Betül Fırat

Betül Fırat by Betül Fırat
21 Şubat 2026
in Röportaj
0
Genç Oyuncu Ümit Bıyık ile Söyleşi / Betül Fırat
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz.  Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

Ümit BIYIK: 29 yaşındayım İstanbul’da yaşıyorum 12 yıldır sektöründeyim ben sahnede, kamera önünde ve sınıfta aynı inançla duran biriyim: İnsanı anlatmanın, insanı anlamaktan geçtiğine inanan bir sanatçıyım. Oyuncuyum, eğitmenim ve hikâye anlatıcısıyım. Tiyatroyla, sinemayla, sözle ve bedenle insanın iç dünyasına dokunmaya çalışıyorum. Bir yandan sahnede var olurken, bir yandan da gençlerle, çocuklarla ve yetişkinlerle çalışarak onların kendilerini ifade edebilmelerine eşlik ediyorum. Sanatı sadece alkış almak için değil, insanın kendini bulması, güçlenmesi ve dönüşmesi için bir yol olarak görüyorum. Kısacası; anlatmayı, dinlemeyi ve insanın içindeki sesi görünür kılmayı kendime meslek edinmiş biriyim.

 

Betül FIRAT: Oyunculuğa nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? Hangi projelerde yer aldınız?

Ümit BIYIK: Oyunculuğa başlama serüvenim, lisede okulumuza gelen bir “sinema günü” etkinliğiyle başladı. O gün, perdeye yansıyan hikâyelerin sadece izlenen değil, yaşanan bir şey olduğunu fark ettim. O an, içimde ilk kez “Ben de bu dünyanın bir parçası olmak istiyorum” duygusu doğdu. Sonrasında birçok güncel dizide figüran olarak çalışmaya başladım. Set ortamını, kamera arkasındaki emeği, oyunculuğun disiplinini bizzat yaşayarak öğrendim. Zamanla bunun sadece bir heves değil, gerçekten yapmak istediğim bir meslek olduğunu fark ettim. Bu işi sevebileceğime değil, bu işi yapabileceğime inandım ve eğitim almaya karar verdim. Konservatuvar mezunu değilim; alaylıyım. Ama bu kelimeyi hep “eksik” değil, “sahada pişmiş” olarak gördüm. Başkent İletişim Bilimleri Akademisi ve Sadri Alışık Kültür Merkezi başta olmak üzere, konservatuvar seviyesinde eğitimler aldım. Aldığım sertifikalar, atölyeler ve yoğun çalışmalar sayesinde kendimi sürekli geliştirdim ve mesleki donanımımı sağlam temellere oturttum. Bu sürecin ardından dizilerde profesyonel oyuncu olarak yer almaya başladım.

Bölüm oyuncusu olarak görev aldığım projeler arasında;

Babam,

Oğlum,

Mucize Doktor,

Yargı,

Arka Sokaklar,

Barbaroslar: Akdeniz’in Kılıcı,

Kara Para Aşk,

İki Dünya Arasında

Gibi önemli yapımlar bulunuyor.

Tiyatro ise benim için bu mesleğin kalbi. Sahnenin canlılığı, seyirciyle aynı anda nefes alıp vermek, anı birlikte kurmak… Birçok tiyatro oyununda sahne aldım. “Mutfak”, “Bir Delinin Hatıra Defteri”, “Kral ve Soytarısı”, “Kabare Cumhuriyeti”, “Burnunu Kaybeden Palyaço” gibi oyunlarda yer aldım. Ayrıca çocuk ve gençlik tiyatrosu kapsamında “Moana”, “Bizans 1453”, “Karlar Ülkesi”, “Angry Birds” gibi sahne uyarlamalarında da rol aldım. Kısa film olarak da “Yolcu” adlı projede yer aldım.

Her projede sadece bir karakteri değil, başka bir hayatı anlamaya çalıştım. Benim için oyunculuk; görünmekten çok, anlamaya ve anlatmaya cesaret etmektir. Ve bu yolculuk, hâlâ aynı heyecanla devam ediyor.

 

Betül FIRAT: Oyuncu olmak size ne gibi şeyler kattı?

Ümit BIYIK: Oyunculuk bana insanı anlamayı öğretti. Dinlemeyi, hissetmeyi ve farklı hayatlara saygıyla bakmayı. Sabrı, vazgeçmemeyi ve emek vermeden hiçbir şeyin olmadığını öğretti. En çok da kendimle yüzleşmeyi ve hayata tek bir pencereden değil, birçok pencereden bakabilmeyi kattı.

 

Betül FIRAT: Oyunculukta karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Ümit BIYIK: Elbette oldu. Oyunculuk, dışarıdan göründüğü kadar kolay ve parlak bir yol değil. Beklemek, belirsizlikle yaşamak, bazen çok emek verip karşılığını hemen alamamak bu işin en zor tarafları. Reddedilmeyi kabullenmek, her seferinde yeniden ayağa kalkmak gerekiyor. Ama tüm bu zorluklar bana şunu öğretti:

Eğer gerçekten inanıyorsan, sabırla ve disiplinle yürüdüğünde bu yol seni mutlaka bir yere götürüyor.

 

Betül FIRAT: Oyunculuk yaparken sizi etkileyen insanlar oldu mu?

Ümit BIYIK: Evet, oldu. Hem birlikte çalıştığım oyuncular hem de izleyerek büyüdüğüm ustalar beni çok etkiledi. Sette ya da sahnede disiplinli, saygılı ve işine aşkla bağlı insanları gördükçe, bu mesleğin sadece yetenekle değil; ahlak, emek ve duruşla yapıldığını anladım. Beni en çok etkileyenler, büyük görünmekten çok işini büyük yapan insanlar oldu.

 

Betül FIRAT: Oyunculuk sizin için ne ifade ettiğini öğrenebilir miyiz?

Ümit BIYIK: Oyunculuk benim için bir meslekten çok bir ifade biçimi. Söylenemeyeni söylemenin, görünmeyeni görünür kılmanın yolu. Bir karakterin hikâyesiyle, aslında insanın hikâyesine dokunmak demek. Benim için oyunculuk; alkıştan önce, insana değebilmek.

 

Betül FIRAT: İyi bir oyuncu olmak için bir formül var mıdır size göre?

Ümit BIYIK: Bence iyi bir oyuncu olmanın tek bir sihirli formülü yok ama bazı temel taşları var.

İlk olarak emek; Bu iş, sadece sahneye çıkınca ya da kamera karşısına geçince yapılmıyor. Okumak, izlemek, gözlem yapmak, prova yapmak, kendini sürekli yenilemek gerekiyor.

İkincisi sabır; Herkesin yolu aynı hızda açılmıyor. Bazen yıllarca bekliyorsun, bazen bir fırsat bir anda geliyor. O bekleme süresinde küsmemek, kendini bırakmamak çok önemli.

Üçüncüsü insanı tanımak; İyi oyuncu, sadece rolünü değil insanı oynar. Bunun için de insanları izlemek, dinlemek, anlamaya çalışmak gerekir. Sokakta yürüyen biri bile sana bir karakter öğretebilir.

Bir de cesaret var; Kendini açmaya, kırılgan olmaya, hata yapmaya cesaret etmek. Çünkü oyunculuk biraz da kendini ortaya koyma işidir.

Kısacası iyi bir oyuncu olmanın formülü; çalışmak, beklemek, anlamak ve cesur olmaktan geçiyor.

 

Betül FIRAT: Oyunculukla ilgili hiç unutmam dediğiniz ilginç bir anınız var mı? Anlatır mısınız?

Ümit BIYIK: Evet aslında var sette değil de sahnede var daha yeni yeni çıktığım çocuk oyununda kral soytarısı projesinde soytarı karakterini oynarken çocukların gülmesinden ziyade en önde oturan iki tane çift çocuğuyla beraber onların gülmesi beni çok mutlu etmişti ve sahnede gülmekten oyun bitirememiştik oyun bayağı bir uzamıştı öyle bir komik biliyordu ki 3’ü de onları sahneye almak daha mantıklıydı Hobbitler gibi kısa boylu tombul yanak beyaz tenli karı koca ve çocuktu her güldüklerinde yüzleri kıpkırmızı domates gibi oluyordu ve bu çok tatlıydı çok hoşumuza gitmişti tabii ki sonrasında oyunu bitirdik ayakta dakikalarca da alkışlandık.

 

Betül FIRAT: Oynamam dediğiniz bir rol var mı? Karaktere bürünürken ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz ve zorlandığınız bir karakter oldu mu?

Ümit BIYIK: “Kesinlikle oynamam” dediğim bir rol yok. Ama sadece dikkat çekmek için yazılmış, insanı aşağılayan ya da hiçbir derdi olmayan karakterler beni çok çekmez. Bir karaktere hazırlanırken önce onu yargılamamaya çalışırım. Metni defalarca okur, geçmişini, korkularını, hayallerini düşünürüm. Sesini, yürüyüşünü, bakışını bulmaya çalışırım; karakteri sadece sözle değil bedenle de kurarım. Zorlandığım karakterler oldu. Özellikle bana çok uzak, sert ya da içe kapanık karakterlere girmek zaman aldı. Ama en çok da bu roller beni oyuncu olarak büyüttü.

 

Betül FIRAT: Oyunculuk dışında farklı hangi alanlarda meşgaleleriniz bulunmakta?

Ümit BIYIK: Oyunculuğun dışında eğitimle çok iç içeyim. Diksiyon, konuşma ve ifade üzerine çalışmalar yapıyor, çocuklarla, gençlerle ve yetişkinlerle eğitimler veriyorum. Aynı zamanda yazıyorum. Hikâye, sahne metni ve senaryo üzerine üretmeyi seviyorum. Kendi projelerimi geliştirmek, yeni karakterler ve dünyalar kurmak benim için ayrı bir tutku. Spor, ses ve beden çalışmaları da hayatımın bir parçası. Çünkü oyunculuğun sadece sahnede değil, günlük hayatta da disiplin isteyen bir yol olduğuna inanıyorum.

 

Betül FIRAT: Oyunculuk haricinde neler yapmaktasınız? 

Ümit BIYIK: Yani genel olarak dediğim gibi eğitmenlikle ilgileniyorum bazen babamın yetişemediği işlerinde ona destek atıyorum babam nakliyecilik yapıyor iş gocunmam küçümsemem alınteri ve emeğin olduğu her sektör her işe saygım sonsuzdur yeri gelir amelelik de yaparım yeri gelir sette oyunculuk yaparım sahnede dekor da taşırım dediğim gibi iş gocunmam.

 

Betül FIRAT: Hayatta insan olarak ve toplumsal olarak hedefleriniz nelerdir?

Ümit BIYIK: İnsan olarak en büyük hedefim, kim olduğumu unutmadan büyüyebilmek. Daha anlayışlı, daha adil ve daha faydalı biri olabilmek. Toplumsal olarak ise sanatla insanlara dokunmak istiyorum. Özellikle çocuklara ve gençlere kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak, onlara cesaret verecek işler üretmek en büyük hayalim. Yaptığım işlerle sadece görünür olmak değil, birilerinin hayatına iyi bir iz bırakmak istiyorum.

 

Betül FIRAT: Buradan okurlarımıza mesajınız nedir, ne söylemek istersiniz?

Ümit BIYIK: Kim olduğunuzu unutmayın ve başkasına benzemeye çalışırken kendinizden vazgeçmeyin. Hayalleriniz varsa, geç kalmış sayılmazsınız; sadece yolda sayılırsınız. Korkmadan deneyin, çalışın, düşseniz bile yeniden kalkın. Çünkü insan, vazgeçmediği sürece gerçekten kaybetmez. Hayat bazen insanı kalabalıkların içinde bile yalnız hissettirebilir. Ama o yalnızlık, çoğu zaman kaybolduğumuz değil, kendimizi bulduğumuz yerdir. Kendinizle kalmaktan korkmayın. Sessizlikte, bekleyişte, kırıldığınız anlarda da bir anlam var. Düştüğünüz yer, aynı zamanda ayağa kalkmayı öğrendiğiniz yerdir. Kimse sizi siz kadar anlayamaz. O yüzden başkalarının sesinde kaybolmadan, kendi sesinizi duymaya çalışın. Çünkü insan, en çok kendine tutunduğunda hayata tutunur.

 

Betül FIRAT: Son olarak neler söylemek istersiniz? İnsanlar sizi nereden takip edebilirler?

Ümit BIYIK: Son olarak şunu söylemek isterim: Hayat kimseye hazır bir yol vermiyor. Herkes kendi yolunu, kendi adımlarıyla çiziyor. O yüzden kimsenin hızına değil, kendi yürüyüşünüze inanın. Yavaş da olsa, samimi yürüyen insan mutlaka bir yere varır. Beni sosyal medyada takip etmek isteyenler, Instagram üzerinden @umtbiyik   hesabımdan çalışmalarımı, projelerimi ve yolculuğumu takip edebilirler.

 

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Boşlukla Konuşmalar / Eyüp Toru

Next Post

Sevdam Şiire / Miyase Ören

Betül Fırat

Betül Fırat

Next Post
Sevdam Şiire / Miyase Ören

Sevdam Şiire / Miyase Ören

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • OLDUKTAN SONRA
  • Acı Bir Sonda Görüşeceğiz – Placebo
  • Fanustan Sudan Çıkmış Balığa
  • hello world
  • Beni Tut Ey Oruç

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.