Gölge bile göründü, ben görünmedim.
Bazı hayatlar seçilmez; yaşanır. Hatta yaşanmaz taşınır. Omuzda görünmez bir yük gibi. Ben de o hayatları yaşayanlardan sadece biriyim.
Yasaklıydı doğduğum toprakların adı; kayıtlarda adım yazmıyordu. Ben var mıydım, yok muydum bilmiyordum. Sadece gidiyordum: istasyonu olmayan, yolu geçit vermeyen karanlıklara. Kim çizmişti sınırlarımı; nerde başlayıp nerde bittiğini bilmediğim? Geçtiğim her yolda, yeni öğrenilmiş yarım bir dil bırakıyorum arkamda.
Vatanım yoktu benim. Kendi içime bile ait değilim ki. Her gün başka bir köşesindeydim ömrümün. Yıllarca; yarası yollarda iyileşen yarım bir hayatı taşıdım. Ev dediğim tek şeyi hatıralarda bıraktım; anahtarları cebimde büyüyen kapıları bir bir kapattım.
Kendi kaderimi taşıdığım ama kilidini hiç açamadığım bavulumun içine; biraz çocukluğumu, biraz baharda açan nevruz çiçeklerinin kokusunu, en çok da anamın gözyaşlarını koydum. Babamı hiç bilmem. O da ben gibi yasaklımıydı yurduna? Hangi zamanın birinde beni anamın karnında bırakıp kendini terk edip gitmişti, bilmem. Hiç sormadım anama; o da bir şey söylemedi. Bizim oralarda çok konuşulmaz, çok soru sorulmaz. Sadece bilinmezliğe doğru gidilir; dili olmayan hayatı yaşamak için.
Her sınırda kendimden bir parça bırakıp ta gittim. Köpek balıklarına rüşvet verdim kendimi; denizinde saklasın beni diye. O da yedi beni, her inandığım gibi. Bazen bir deniz kenarında konuşlandırdım tanınmaz haldeki bedenimi. Ama hep denize arkası dönük durdum. Arkama bakmaktan korktum. Çünkü dönersem, geride bıraktığım insanlığımı görüp de gidemem diye. Sessiz adımlarımda, başı olmayan bedenimi taşıdım ayaksız ayakkabılarımla. Elimde bir bavulum kaldı; tutacak eli bile olmayan. Ben hiç tam olamadım ki… Onu da bıraktım yol kenarına, kırık bir heykel gibi.
Günlerden neydi, aylardan hangisi; mevsimsiz bir zamanın yabancısıydım. Suçum insan doğmaktı ama onu da olamadım bile. Tek bir can almadım; anama sözüm var diye. Cellâdı olmadım, bir masumun ardında belki bir bekleyeni var diye. Avcısı olmadım bir ceylanın; gözlerindeki hasreti sildim de öyle yolladım yurduna ben gibi vatansız kalmasın diye.
Doğduğum coğrafya da bir kelebek bile özgür değilken, ben özgürlüğü hayal ederek büyüdüm. Yüküm çok ağır. Omuzlarıma binen ağırlığı ne taşıyacak ne de bırakacak gücüm var. Yarım kalmış bir cümle gibiyim sonunu başkasının bitireceği.



