AYNA
Hep bir aynası olsun istemişti. Günlerden pazardı ve pazar günlerini hiç sevmezdi. Çocukluğundan kalma bir duyguydu; ertesi gün okula gidecek olmanın hüznü içini kaplardı. Yıllarca bitmeyen öğrenciliği, bu durumla hep bir tezat oluştururdu. Pazar gününün nefretiyle boğuşurken aklına bugün gelecek olan misafiri ve dağınık evi geldi. Telaşla ayağa kalktı, 3 yıl önce tuttuğu küçük evinin odalarını gezinmeye başladı. Pek misafir gelmezdi ona, bu yüzden çok titiz hareket etti. Önce mutfağa baktı, bulaşıklar yıkanmış, tezgâh temizdi, derin bir oh çekti. Sonra yatak odasına girdi, odanın her yerindeki dağınık kıyafetlerini görünce söylenerek toplamaya başladı.
Hep bir aynası olsun istemişti; yatak odasındaki büyük aynaya dikkatle baktı. Özensiz toplanmış saçları, okumaktan yorgun düşmüş gözleri ve salaş ev kıyafetleri sinirini bozdu. Kıyafetleri toplayınca çalışma odasına yöneldi. Duvardan duvara kitaplık olan odada yapılacak iş çok gibiydi, bu yüzden burayı sona saklamıştı. Zor işleri her zaman sona saklardı. Yazdığı yazıları, alacağı önemli kararları, seçeceği kıyafetleri…
Önce kitaplıkları düzenlemeye başladı. Çok yorulmadı neyse ki çünkü kitaplarını hep düzenli tutardı. Hiç kimseye ödünç vermediği, uğruna bir servet ödediği kitapları onun için çok değerliydi. Çalışma masasına oturdu, asıl iş buradaydı. Karalanmış bir sürü kâğıt, yazmaktan yorulmuş birkaç kalem, boş kahve bardakları, rastgele sayfaları açık kalmış onlarca kitap ve tozlar. Evin tüm pencerelerini açtı ve içeri dolan temiz havayı ciğerlerine çekti. Güneş saçlarında parladıkça sanki daha da gençleşiyordu.
Hep bir aynası olsun istemişti, şöyle bir köşede dursun. Ne kadar yaşlandığını ve yorulduğunu ona göstersin. Bardakları mutfağa götürüp yıkadı. Sonra da eline aldığı temizlik beziyle özenle tozları temizledi. Yarım kalan yazılar hep boynu bükük bakardı ona, yine öyle oldu. Kendine kıza kıza topladı onları da ve alıcı gözle baktı odaya. Her şey yeri yerinde ve temizdi. Tek bir eksik vardı: ayna. Ne olurdu sanki çekmecenin birinde rastlasa ya da topladığı kağıtların altından çıksa. Ama yoktu ve hep bir aynası olsun istemişti. Aynaya bakınca tüm sorunları çözecek, özüne dönecekti. İçindeki küçük yaramaz kız çocuğu ona gülümseyecek, oyuna çağıracaktı. Oyuna dalınca yine yarım kalacaktı her şey ama olsun o mutlu olacaktı. Küçük kızı hayal ederken birden kapı çaldı, misafiri gelmişti.
Misafir eve girince sanki ev yüzüne gülmüştü. Çok ferahtı bir kere, renklerin uyumu ve eşyaların sadeliği muhteşemdi. Girer girmez eve bayıldığı söyledi hatta gidene kadar bu cümleyi tekrar etti. Hayret diye düşündü, ev ferahmış ama bazen ben içinde boğuluyorum. Misafir ile kahve içip kitaplardan, yazmaktan konuştu. Misafir evi övdüğü gibi onu ve kalemini de övüyordu. Oysa kendisini hep yetersiz ve üşengeç olarak tanımlar. Bir kez daha şaşırdı ama bunu da belli etmedi, misafire kuru bir teşekkür etti. Onun bunca duygusuz ve dalgın hallerine rağmen misafir memnun evden ayrıldı.
Hep bir aynası olsun istemişti. Belki ona bu çekilmez hallerini de gösterirdi, neden bu kadar yalnız olduğunu da. İçindeki tüm kötülükleri görünce belki düzeltmeye çalışırdı. Hatta belki yakın bir arkadaşı bile olurdu. Yine ve sonunda yalnız kalmanın verdiği mutlulukla masanın başına oturdu. Boş bir kağıt alıp karalamaya başladı. Hiç de fena gitmiyordu, demek ki isteyince oluyormuş diye düşündü. Yazdıkça önünde bir ayna belirdi, işte oradaydı, kendini görebiliyordu. Tüm çıplaklığıyla iyiliğiyle, kötülüğüyle, çocukluğuyla oradaydı. Hep bir aynası olsun istemişti, sonunda oldu.
Yazıyı nasıl buldunuz?
Oy için yıldıza tıkla!
Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı
Oyu yok
We are sorry that this post was not useful for you!
Let us improve this post!
Tell us how we can improve this post?

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.
Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.